Bütün hayatınca konuştu. Sonunda tutunamayanlar diye bir söz çıkarabildi ortaya; bir tek kelime. Çoğul bir kelime. Unutamadığı bazı insanları birleştiren bir kelime.
Selim, herkesin yüzüne bağırmak istedi, kötüsünüz diye. Ruhu ezildi. Kendi sesini duydu yalnız. Sonunda kendi kötülüğünde karar kıldı. Canım kötü Selim!
Ona demeliydim ki: bırak beni içimde öyle sert ve bükülmez bir çekirdek var ki beni değiştiremezsin. Beni didik didik edebilirsin, canıma okuyabilirsin, fakat düzeltemezsin.