Allah (C.C) buyuruyor ki:
Biz kullara mali Namaz kilsinlar ve zekâti versinler diye verdik. Insanoglunun bir nehir yatagi dolusu altini olsa, ikincisini, iki nehir yatagi dolusu altini olsa üçüncüsünü ister. Topraktan baska hic bîr sey onun karnini dolduramaz... Allah (C.C) tevbe edenlerin tevbesini kabul eder.
Sahabilerden Enes {R.A) der ki: Peygamberimiz (S.A.S.) adila isminde bir devesi vardi, hiç bir deve onunla yarisamazdi. Fakat bir gün tasrali bir arap devesi ile geldi, yapilan yaris sonunda onun devesi Peygamber (S.A.S.)'imizin devesini geçti, bu durum müslümanlara (sahabilere) dokundu. Durumun farkina varan Peygamber (S.A.S.)'imiz bize söyle buyurdu:
«Dünyada Allah (C.C) bir seyi yükseltince bir gün onu düsürmek O'nun kaçinilmaz hükmüdür.»
Hikâye ederler ki: Hz. Isâ (A.S.) bir gün yolda IbLis ile karsilasir, bir elinde bal, digerinde kül vardir. Hz. isâ (A.S.) ona «Ey Allah (C.C)'in düsmani, bu bal ile külü ne yapacaksin?» diye sorar. Iblis söyle cevap verir: «Bali dedikoducularin agzina çaliyorum ki, hic dilleri takilmadan dedikodunun doruguna ulassinlar. Külü ise baskalari onlara hor gözle baksin diye yetimlerin yüzlerine serpiyorum.