... Çeşmenin suyu aktı, nehir hızla aktı, gün yerini geceye ve doğanın yasası gereği şehirdeki birçok hayat da yerini ölüme bıraktı; zaman ve dalga hiç kimse için beklemezdi...
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü; bilgelik çağıydı,ahmaklık çağıydı; inanç devriydi, inançsızlık devriydi; aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi; umudun baharıydı, umutsuzluğun kışıydı; önümüzde her şey vardı, önümüzde hiçbir şey yoktu; hepimiz doğrudan cennete ya da hep birlikte doğruca diğer yola gidiyorduk... Kısacası devir o kadar şimdiki devre benziyordu ki, devrin en çok ses çıkaran yetkililerinden bazıları, "iyi" ve "kötü" sıfatlarının karşılaştırılmasının yalnızca üstünlük açısından yapılmasında direniyorlardı.