"Olumsuz deneyimler dönüştürülüp aşıldığı takdirde insanın gelişmesine ve "büyümesine" vesile olurlar ...
"Derman aradım derdime/Derdim bana derman imiş" diyen Niyazi Mısri, galiba bu temel gerçekliğin altını yüzlerce yıl önceden çizebilenlerdendi. Dertlerimizin çoğunun çözümü, aslında kendimize alıcı gözle bakmaktan geçiyor."
"... Fakat unuttuğumuz çok önemli bir temel ayarımız var: İnsan bireyleri ancak zorluklar,travmalar, hatalar, sıkışıklıklar ve sıkıntılar deneyimlediği takdirde gelişebilir ..."
"... Yalnızlığımız, anlaşılamama hissimiz, sevgi açlığımız, bağlanma sorunlarımız, kendi kendini gerçekleştiren olumsuz kehanetlerimiz ve benzeri olumsuz ilişki ve davranış örüntüleri, çoğu zaman gelişim süreçlerimizdeki olumsuz deneyimlerşmizin yansımaları olabilir."
"... İnsan grupları arasında hikâyeler farklılaştıkça, aynı dünyanın deneyimlerine dair bambaşka anlamlar üretmek mümkündür. Günümüzün iletişim dünyasında bunun çok ilginç örneklerine an be an şahit olabiliyoruz. Zenginlik, özgürlük, eşitlik gibi kavramların toplumlar arasında ne kadar farklı algılanabildiğine dair örnekleri hepimiz biliriz. Bu açıdan bizi dost yahut düşman, müttefik yahut rakip, tanış yahut yabancı yapan şeyler de aslında temelde bu hikayelerdir. Aidiyet duygularına bağlı bir topluluk inşa etmek isterseniz, ilk yapmanız gereken şey onlara kabul edilebilir,sade ve anlaşılır bir hikâye sunmaktır..."