Anladım ki yanılmışım, Öylesine yılana sarılmışım, Sen ölünce, gömülünce...
Sayfa 584 - Dokuz Yayınları·Kitabı okudu
Müzik
Bıçak tenine saplandı diye suçlu bıçak mı? Sen hiç, bir bıçak olmadın mı? Sen hiç bir katilin ellerindeyken birine saplanmadın mı?
Sayfa 548 - Dokuz Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kur'ân Müslümanı: İnanmaları için İsa'nın mı inmesi lazım, Kur'ân yetmiyor mu? Ayrıca İncil'de de İsa'nın Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna dair pek çok cümle var. Gelenekçi: Hangi cümleler bunlar, bazılarını gösterir misiniz? Kur'ân Müslümanı: Buyurun okuyalım: Matta, 13/57: "Ve gücenip O'nu reddettiler. Ama İsa onlara şöyle dedi: "Bir elçi, kendi memleketinden ve evinden başka yerde hor görülmez." Matta, 21/11: "Kalabalıklar, "Bu, Celile'nin Nasıra Kenti'nden elçi İsa'dır" diyordu." Matta, 21/46: "O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu." Luka, 24/19: "İsa onlara, "Hangi olup bitenleri?" dedi. O'na, "Nasıralı İsa'yla ilgili olayları" dediler. "O adam, Tanrı'nın ve bü-tün halkın önünde gerek söz, gerek eylemde güçlü bir peygamberdi." Yuhanna, 7/40: "Halktan bazıları bu sözleri işitince, "Gerçekten beklediğimiz peygamber budur" dediler." Matta, 1/17-18: "Bu, Peygamber Yeşaya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelsin diye oldu: "İşte Kulum, O'nu ben seçtim. Gönlümün hoşnut olduğu sevgili Kulum O'dur. Ruhum'u O'nun üzerine koyacağım, O da adaleti uluslara bildirecek." Bu noktada İncil'den daha pek çok delil gösterilebilir. Bu cümleleri gören Hıristiyanlarda, İsa'nın Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna dair tam bir kanaat oluşur. İçlerinde oluşan bu kanaate rağmen İsa'yı Tanrı saymaları kıyamet günü aleyhlerine delil olur.
Süleymaniye Vakfı·Kitabı okudu
Alıntı
Ölüyü (kabre kadar) üç şey takip eder: Çoluk-çocuğu, malı ve ameli. Bunlardan çoluk-çocuğu ve malı döner, ameli (kendisiyle) kalır.
Muradın anlarız ol gamzenin iz'ânımız vardır Beli söz bilmeziz ammâ biraz irfânımız vardır O şûhun sunduğû peymâneyî reddetmeziz elbet Anınla böylecê ahd-etmişiz peymânımız vardır Münasibdir sanâ ey tıfl-1 nâzım hüccetin al gel Beşiktaş'a yakın bir hâne-î virânımız vardır Elin koy sine-î billûra rahm-et âşıka zirâ Beyaz üzrê bizim dê Pençe-ber Fermânımız vardır Güzel sevmekde zâhid müşkilin vâr ise bizden sor Bizim ol fende çok tahkikımız itkaanımız vardır Kocup her şeb meyânın cânınâ can katmadā ağyâr Behey zâlim sen insaf et bizim dê cânımız vardır Sıkılmâ bezme gel bigâne yok da'vetlimiz ancak Nedimâ bendeniz var bir dahi Sultânımız vardır
Sayfa 70·Kitabı okuyor
Aile dediğin tuhaf şey. Ne kadar kırılmış olursan ol, sessizce yanına oturur, birlikte yemek yersin...
Sayfa 148·Kitabı okudu
Alıntı