Başka insanlardan korkma, ancak tek tek insanları tüm insanlığa bağlayan bağlarla giderilebilir. Ancak insan topluluğuna ait olduğunun bilincine varmış olan bir kimse hayat yolunda endişesiz yürüyebilir.
Kıskançlık, aynı zamanda, başkasını aşağı görmek ve küçük düşürmek gibi bir amaca da yönelmiş olabilir. Bütün bunlar belli bir amaca hizmet eden araçlardan başka bir şey değildir: Başkasının irade hürlüğünü elinden almak, onu birtakım kurallara bağlamak ya da zincirlemek…
Şu var ki, eğer bir insanın kendisine duyduğu saygıyı toplumla ilişkilerini bozacak derecede zedeleyecek olursak, herhangi bir şey ortaya koyabilme umudundan büsbütün vazgeçmesine yol açarsak, cesaretini yitirmesine neden olursak ve sonra da gerçekten hiçbir şey yapamayacak halde olduğunu görürsek, bu durumda haklı olduğumuzu iddia etmeye kalkmamalıyız; çünkü onun bu acıklı durumundan bizim sorumlu olduğumuzu kabul etmek zorundayız.