Bir zaman Bilge, Çin ülkesinde olduğu gibi Türk ülkesinde de şehirlerin etrafını surlarla çevirmek, kaleler yaptırmak istiyordu. Tonyukuk buna şiddetle itiraz etmiş ve Bilge’yi büyük bir hatadan döndürmüştür. Ona göre Türklerin sayısı Çinlilere göre az olduğu için şehirlerde kapalı duvarlar arkasında yaşayamazlardı. Çünkü Türkler hayatlarını sulu ve otlu bozkırlarda geçirmeye alışmışlardı. Bu hayat tarzı onları sürekli savaş talimleri içinde tutuyordu. Kuvvetli iseler ordular sevk eder, akınlar yaparlar; zayıf iseler bozkırlara çekilir mücadele ederlerdi. Eğer kale ve surlar içine kapanırlarsa Çin orduları onları kuşatır ve ülkelerini kolayca istila ederdi.
Bilge’nin bir diğer düşüncesi, ülkede Taoist tapınaklar inşa ettirerek Türkler arasında Budizm’i yaymaktı. Ancak yine Tonyukuk karşı çıkarak Budizm’in insandaki hükmetme ve iktidar duygusunu zayıflattığını, kuvvet ve savaşçılık yolunun bu olmadığını, eğer Türk milletinin yaşaması isteniyorsa bu din ve tapınakların ülkeye sokulmaması gerektiğini belirtmiştir.