Daha dün, karanlık ve sallantıda, geleceğini bekliyordu bu aşk. Daha dün, yaşıyacağını, bir gün kendisini Boris'in seveceğini düşünüyordu bu kadın. En dolgun anlar, en ağırları, ona sonsuz gibi gelen aşk geceleri, bekleyişlerden başka bir şey değildi. Beklemekten bir şey çıkmamıştı, ölüm arkadan bütün bekleyişlerin üzerine gelmiş ve onları durdurmuştu. Hareketsiz, sessiz, saçma, öyle duruyorlardı bu bekleyişler. Beklemekten hiçbir şey çıkmamıştı. Sonunda Lola kendini Boris'e sevdirebilmiş miydi? Bunu kimse bilemezdi. Lola ölmüştü.