B.

B.
Maybe I am not built for love
Allah'ın dilemesi dışında ben kendi kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim. Görülmeyeni bileydim ona mâni olurdum, bize de kötülük gelmezdi.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Filmlerdeki tutkulu aşklar, beni, yani İHANETi de içerse, nasılsa gerçek hayat değil ya, bağışlanmak ne demek, yüreklendirilir! Yüreğinin götürdüğü yere git, demek sanki kolaylaşır. Gerçek hayatta ise aynı yargısızlığı yaşamak nasıl da zor gelir insan evladına; nasıl da hemen suçlayıverir aşkı, sevgiyi, tutkuyu eğer ben varsam işin içinde.
Ben aslında hiç de böyle bir insan değilim. Bana haksızlık edildi diye intikam arzusunun pençesine düştüm ve işte böyle zaman zaman çok kıvranıyorum. Çoğu zaman da ruhum ve özüm devreye giriyor, gerçeği bana hatırlatıyor.
Stephen King, bir makalesinde “İnsanlar için korku filmleri kesinlikle gereklidir,” der ve nedenini şöyle açıklar: “İçimizde, derinlerde bir yerde illaki var olan, ama uyuyan, uyursa çok iyi olan timsahlara acıktıkları zaman yem atmak gerekir ki o timsahlar, o kötülükler, yüzeye çıkma ihtiyacı duymasınlar. İşte korku filmleri de o timsahların yemleridir, etleridir, onları orada, o derinlikte tutmaya yararlar.”
Bir ağaç, altına oturana, “Sen benim gölgemi veya korumamı veya yakınlığımı hak etmiyorsun!” der mi? İşte ben de yargısız bir ağaç gibi burada, huzurunuzdayım.