"Bakın, belirtiler hastalığın kendisi değildir," diyordu doktor. "Bu belirtiler savunma araçlarıdır, bir kalkandır. İster inanın, ister inanmayın, hastalığı Deborah'ın ayaklarını basabildiği tek sağlam zemin. İkimiz birlikte onun üzerinde durduğu bu zemini parçalıyoruz."
Hiç kimse senin kadar
yakıştıramamıştır hüznü kendine
Hüzünler ki aşkın ve şiirin
yıllanmış şarabıdır
damıtılmıştır acıların imbiğinden
Hüzünler ki şairlerin yüreğinden uçuşan
sararmış çiçek tozlarıdır
Yetmiş iki gündür bir dolapta kilitliyim. Yalnızca anahtar deliğinden hava giriyor ve ölü bir ışık sızıyor içeri. Yalnızlık hiç de tanrısal değil, görkemli değil.