ömer

ömer
Yolunda ve uğrunda bir harfin kırk yıllık köleliğe bedel düşüncesiyle, acziyetini bilen, umut dolu; ama nefsi dingin, gönlü zengin bir hüvviyete talip olma edasıyla ve tüm kitaplardan bir kitabı anlamaya çalışma gayesiyle Bismillah
Kartezyen tasavvur ya da düşünme biçiminde “özne”, yani “başkası”nın karşıtı olarak “ben”, kendi varlık meşrûiyetini kendi içinde taşıyan bir yeterlilik, bunun neticesi olarak da kendini “diğerinden” yalıtan bir özellik taşımaktadır. Çünkü kendini idealist bir okuma biçiminin imkânı ile kapalı bir dünyaya dönüştüren demokratik/modern insan, aynı zamanda dışarıya kapalı bir toplum ve uygarlığın “başkası”nı dışlayan dünyasını inşâ etmiştir bununla.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·209 syf.··
2025 39. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 15:31
Oldum olası kişisel gelişimcilere karşı mesafeliyimdir samimi gelmezler. Mükemmeli gösterirler ve bunların çoğunlukla gerçek hayatta karşılığı yoktur. Ama yinede yüzde bir de olsa birşeyler katacaksa bize okunabilirler.
Dikkat Vücudunuz KonuşuyorAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20254,621 okunma

ömer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·209 syf.··
21 günde okudu
·
2025 39. kitabı
Ahmet Şerif İzgören
8.4/10 · 4.621 okunma
Kurum ile cemaati birbirine karıştırmakta ısrarlı görünen Müslümanın zihni; formda İslâmî arzu ve çabaların/arayışların oluşturduğu –dernek, vakıf aracılığı ile– bir “araya gelmişliği”, sivil olarak tanımlaması ve kavramsallaştırması izahı zor bir durum sayılmalıdır. Çünkü bu biraraya gelme talepleri, İslâmî “kod”lar içinde kendini göstermiş, ifade etmiş olsa bile, metropolün ekonomik ilişkilerinin ve hâkim ufkunun tanzim ediciliğinin ötesine varamamaktadır.
Dinin bize sunduğu/kazandırdığı bütün değerler ve idealler demokratik/sivil toplumda özel alana münhasır kılınmıştır. Aklın hâkimiyeti altında bulunan kamusal alandan, yani sivil kültürün alanından uzak tutulurlar. Üstelik bu da devletin oluşturduğu kültür politikaları tarafından kendisinin uygun gördüğü bir şekilde yönlendirilir. Dolayısı ile dinin tanımladığı iyilik, adalet, günah, sevap, doğru, yanlış, ahiret gibi değerler ile; sivil kültürün içinde yer alan iyi, kötü, doğruluk, eşitlik, ceza, mükafat gibi değerlerin içerikleri, anlamları, gaye ve referans kaynakları büyük nispette farklı hususiyete sahip olduklarından bireyde/insanda çatışma doğurur.