Yolunda ve uğrunda bir harfin kırk yıllık köleliğe bedel düşüncesiyle, acziyetini bilen, umut dolu; ama nefsi dingin, gönlü zengin bir hüvviyete talip olma edasıyla ve tüm kitaplardan bir kitabı anlamaya çalışma gayesiyle Bismillah
Garaudy nin okuduğum ilk kitabı. Anladığım kadarıyla İslam'a girmeden önce yazılmış bir eser. Tabi zannımca sonradan bu eserde var olan bazı düşüncelerine reddiye yapmıştır diye tahmin ediyorum. Çünkü İslam ile sosyalizmin sentezi ile yeni bir ekol ün var olabileceğini savunuyor. fakat İslam tek başına en mükemmel yetkin bir sistemdir zaten başka izm lerin entegre olmasına alan bırakacak bir eksiği boşluğu yoktur.
Ayrıca yazarın o zamanki ön yargısız bir şekilde gerçeği arama , doğruya doğru deme ve objektif değerlendirme anlayışı kendisine İslam'la şereflenme nimeti olarak geri dönmüştür. Bu anlamda hakikat arayışında olanlar için Garaudy büyük bir örnektir.
Üç kitaplık serinin bendeki özeti şu: ideal yaşam için yapılması gerekenleri bilmek farkına varmak ve harekete geçmek. Tabi bu söylenenler enine boyuna uzun bir uzmanlık araştırması, derinlemesine düşüncelerin zekice yazıya aktarılmış haliyle çıkıyor karşımıza. Kitapları bitirince bir aydınlanma birşeyleri olduğundan farklı düşünme , anlamlandırma elbette ki oluyor. Fakat ben bunlardan ziyade Sinan canan'ın belki de bilim adamlarının karakteristik özelliklerinden olsa herşeye şüpheyle yaklaşmasını normal bulmuyorum. Söz konusu bu dinimizin öğretileriyse bu zaten zerre şüphe kaldırmaz. Evet biliyorum Sinan canan bir ilahiyatçı değil. Ama bir ilahiyatçı edası ile bazı düşüncelerini kendince bir kaynak olarak sunup muallakta bırakması okurda ters etki yapar kanısındayım. özellikle son kitabın özet kısımlarında , dinler de de benim bahsettiğim tüm konular zaten var. bu anlamda her dine eşit yaklaşımalı düşüncesi İslami açıdan sorun teşkil eder. ve bazı katî nas bulunan dini konularda da 'sanki', 'gibi' benzeri şüpheli ifadeler İslami açıdan asla doğru değildir. Birde sürekli içinde doğduğumuz toplum gereği herkes mevcut olan dini benimser ve bu durum sanki herkes için normal bir sonuçmuş gibi bahsediyor olması ,bunun da İslam harici batıl dindeki kişiler için yanlış bir şey yokmuş gibi lanse ediliyor olması da ayrıca yanlış. Eğer Sinan canan müslüman ise ki öyle olduğunu söylüyor o halde İslamın öğretilerini nas olarak merkeze alıp onun etrafında bilim yapmalıdır. Bazen öyle oluyor ki sanki fırsatını bulsa insanı yaratacak bilgiye sahibiz bunu falanca çalışmalarla yapmak mümkün diyecekmiş hissi uyandırıyor. Hele evrim konusunda ki kanaatini hiçbir şey yok edemez tavrı Sinan canan'ın gerekirse ayet uymuyorsa ayette sorun varmış gibi yaklaşımı bilime nerdeyse taptığını
Bir meridyen derecesini ilk defa müslümanlar ölçütler. Bu arada ekliptiğin (tutulumun) eğimini gün eşitliklerinin eksen sapmasını hesaplamayı ve yıldız yılının farkını tam olarak hesaplamasını bildiler.