9/8

Tek Ses İçin
Puan vermedi·160 syf.··
2026 14. kitabı
Yaşayan bir yazarın ilk kitabını okumanın verdiği keyfi yaşıyorum. Yazarın ilk kitabı olan “Tek Ses İçin” otobiyografik öykülerden oluşuyor. Yazarın kendi yaşamından da izler barındırması samimiyetini daha fazla hissettiriyor. Kalemini beğendiğim ve derinliğini hissedebildiğim için yazara teşekkürler.
Tek Ses İçinSusanna Tamaro · Can Yayınları · 1996325 okunma
Reklam
27’de Novella
10/10
·85 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Alihan Aygör, ilk eseri Yitiş'ten sonra edebiyata verdiği üç yıllık aranın ardından yeniden okurlarıyla buluşuyor. Aygör, yeni eserinde bulunduğu çağı anlatırken; sarkastik dili, edebî yoğunluğu ve felsefi argümanlarıyla okurunu 27'de Novella ile derin katmanlı bir yolculuğa davet ediyor. Aygör, 27'de Novella'da kullandığı Deniz ve Barış karakterlerini, alter egosuyla estetik bir şekilde kurgulayarak okuru dehlizlerinin içine dahil ediyor. Edebiyatta daha önce görülmeyeni gözler önüne seren 27'de Novella, okuyucuyu derinden sarsarak uyanışa çağırıyor. Yıllar yitip gitse de eşsiz bir eser olarak edebiyat tarihinde yerini alacak. Alihan Aygör 27'de Novella
27'de NovellaAlihan Aygör · Ange Yayınları · 20262 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
Yitiş hakkında çok derin bir yazı bırakabilirim ama yazarın arka kapak yazısı yeterli olur diye düşünüyorum. “Yitiş, yazarın yitip giden yirmi bir yılını kaleme aldığı otobiyografik bir kitaptır. Yazar, çocukluğundan itibaren hissettiği varoluşsal yalnızlığıyla tanışmasının ardından içinde yaşadığı dünyadan çıkmaya başladığında, kendisini bilmediği bir sahnenin içinde bulur. Sahnenin içerisinde yitişleriyle boğuşmaya devam ederken oyunlarıyla boşluğunu doldurmaya çalışıp kendisini sahnenin içerisinde tutmaya gayret eder. Karanlığı yüreğinde dolaşırken yaşamını yeniden kazanmaya diretmekten de hiçbir zaman vazgeçmez. Fakat yitişlerinin şiddeti arttıkça ihtiraslı ruhuyla nevrotik bir sürece girer. Yaşamında tutanacağı dallara sıkı sıkıya sarılmasına rağmen karanlığıyla yolunu aydınlatamaz. İçinde biriken köhne duvarlarını, kalender kalemiyle yıkmaya yeltenir. Yitişleri devam ettikçe kaleminin mürekkebi yüreğinde hiddetlenir. Yıllar yittikçe yaşama karşı duyduğu inançsızlığını, kaleminin hakikatiyle yok etmeye çalışır. Son kalan umudunu bir kadının varlığına bırakırken kendi varlığını unutur. Yitişlerinin sebebi olan insanlara tehevvürü de dinince, ruhunda kalan travmalarının yara izleriyle yaşamaya devam eder. Sahnenin ana karakteri olma isteğini kenara bırakması gerektiğini anlayınca, seyircilerin arasından sıyrılıp, evinden getirdiği sandalyeyle seyircilerin onu göremeyeceği bir yere oturup yitişini yazmaya başlar. Yazdıkça ruhunu teskin eder, karanlığını söndürür. Yazarın artık tek isteği, yıllarca içini kemiren yitişlerini sonlandırıp hayatına yeniden başlamaktır.”
YitişAlihan Aygör · Ange Yayınları · 20235 okunma