Özellikle askeri açıdan rakibinden daha zayıf tarafların medya üzerinden yapmaya çalıştığı propagandanın, tam tersi etkileri yapacağını gösteriyordu Deyr Yâsin örneği.
Elimizde epey bir arşiv birikti. Ama şimdiye kadar hiçbir " kamuoyu oluşturma çabasının " herhangi bir katliamı durdurabildiği veya askeri üstünlüğü karşı taraftan buraya döndürebildiği vaki değil.
Günümüzde, özellikle sosyal medyanın hayatımızdaki etkisinin artmasıyla birlikte, daha büyük bir tehlikede baş gösterdi üstelik: acının sıradanlaşması ve kalplerin katılaşması.
Suriye'den ve diğer mazlum coğrafyalardan yansıyan karelere bakın. Görmediğimiz bir şey kaldı mı? Yoğun bombardımanlar, can çekişen çocuklar, enkazlardan çıkarılan paramparça haldeki bebekler, yavruları kollarında son nefesini veren annelerin feryatları... Her şey avucumuzun içinde, parmaklarımızın ucunda. Bunları paylaşıyor, WhatsApp gruplarında birbirimize yolluyor, üzerine yorumlar yapıp "beğeniler" topluyoruz. Nihayetinde değişen ne? Hiçbir şey.