(Selçuklular) Devlet, ilk zamanlarda Türkmenlere dayanıyordu. Devletin direği onlardı. Hem devleti bizzat kollarının kuvvetiyle, kafalarının aklıyla kuranlar onlardı. Kendi malları idi. Padişah sülalesi de akrabalarıydı. Bu devir ilk saf milli devirdir. Müslümanlık anlayışı baskın gelince Türk'ten başka unsurlar başat olmaya başlamıştır. Ordu her ulustan askerle doldurulduğu gibi memuriyetler de Türk'ün dışındaki unsurlara verilmiş, bu yabancı unsurlar saraylara sokulmuşlar, nüfuz kazanmışlar, yönetimi ellerine almışlardır. Türkmen beyleri bu duruma gücenmişlerdir. Türkün şansı yoktur. Ve bu her zaman böyle olmuştur. Türk kellesini koltuğuna alır, savaş meydanlarında ömrü geçer, bin bir zorlukla yoksulluğa katlanır, uykusunu bile at üstünde uyur, didinir, vurunur, bir devlet kurar getirir, iki gün sonra yabancı unsurlar mikrop halinde devlete üşüşürler. Bakarsın ki devleti yemeğe koyulmuşlardır. Damarlarına yapışmış emip dururlar. Yalnız yeseler, emseler o da bir şey değil! Üstelik Türk'e bir de hakaret yağdırırlar.