16.06.24
Sessizce ağlıyorum, Kimsenin beni bulamıyacağı bir yerde Yalnızım, o kadar yalnızım ki Hiç tanımadığın insanların hasretini çekmekteyim Bakıyorum karşımda deniz var Dinliyorum ancak ses seda yok Üşüyorum çok durgunum Belki dolasa kollarını boynuma geçicek ama kimsecikler yok...yalnızım.. Fark edemiyorum benliğimin gittiğini ve kaybolduğunu Şöyle diyorlar; Bir insan evlerin çatısına baktığında kaybolurmuş Kaybolurmuş gökteki hislerle dost olduğunda Bütün korkularını özleyip onlarla olmak istediğinde, kaybolurmuş insan... Büyüdüğünde ise benliği gidermiş, terk edermiş onu, içindeki çocuk susarmış Neden sustuğunu sormak yasakmış Konuşmasına izin vermek ise Katiyen mümkün değil...
Duygu ve Düşünce
Hicri yeni yıl
1 MUHARREM 1448 - 16 Haziran 2026 Tüm İslâm Âleminin ve Ümmet-i Muhammed'in yeni senesini (Hicrî 1448) tebrik eder, hayırlara vesîle olmasını Cenâb-ı Hakk'tan niyâz ederim. 🤲🏼
Din İslam
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
🎬 THE BOROUGHS DEVAM 2026- / 1 sezon, 8 bölüm / Mayıs 2026 da izledim Her bölüm yaklaşık 45 dakika Türkçe Dublaj Kanal / Nerden izlerim : Netflix / Netflix, İnternet Puan IMDb : 7.3 / Benim : 7.5 Tür: Gizem, Macera Abd Yapımı 16+ Yönetmen : Augustine Frizzell Senaryo: Jeffrey Addiss Yapımcı: 📌 KONU : Sessiz ve sıradan görünen bir emekli yerleşkesinde yaşayan bir grup yaşlı insan, kasabanın altında gizlenen doğaüstü bir tehditle karşı karşıya kalır. Başta küçük ve açıklanamaz olaylar gibi görünen durumlar giderek büyür ve kasabanın sakinleri geçmişleriyle, korkularıyla ve bilinmeyen bir güçle yüzleşmek zorunda kalır. 💬 YORUM : Bence "Stranger Things'in emeklilik versiyonu gibi bir dizi. Gizem, doğaüstü olaylar ve bu kez dünyayı kurtarmaya çalışan gençler değil; hayatın sonbaharındaki insanlar. Atmosferi güçlü, temposu sakin ama merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Dizi sanki Hawkins ekibinin 40-50 yıl sonraki halleri aynı gizemi çözmeye çalışıyormuş hissi veriyor. Ama burada olay gençlerin macerasından çok; yaşlanmak, kayıplar, yalnızlık, geçmişle hesaplaşmak ve "hayatın son döneminde hâlâ kahraman olabilir misin?" sorusu üzerine kurulmuş. Stranger Things'in nostaljik gizem atmosferini seviyorsanız büyük ihtimalle bunu da seversin. Fakat temposu biraz daha ağır ve karakter odaklı ilerliyor. Aksiyon yerine gizem ve karakter ilişkileri ön planda. Stranger Things kadar sürükleyici değil ama aynı hissiyatın daha olgun ve melankolik versiyonu gibi. 🔄 DEVAM / İPTAL İlk sezonuyla yayınlandı. Devam kararı için Netflix'in resmi açıklamaları takip edilmeli. Ama devamı gelecek gibi bitti, bence gelir. 🎯 Bunu sevenler şunları da izleyebilir: • Stranger Things • Widows Bay • From • Midnight Mass Siz izlediniz mi? İzleyenler varsa yorumlara bekliyorum
Tahminleri alalım...
16 Haziran 23:00 a kadar iletilere bakmicam sizce kaç bildirim alırım skskksks
1000Kitap
Aklımda kalan en romantik olaylardan biri nedir? Pierre Curie'nin nobel Marie'nin de hakkı eğer o yoksa ben de yokum diyerek bir bilim insanı için zirve noktalardan birine karısının hakkını savunmak adına itiraz edebilmesi. Bakın bu çok seksi bir olay. Fena bir olay. Sadece kendini düşünüp karısının hakkı için uğraşmayarak kendi ödülünü alıp kenara da çekilebilirdi ama yapmadı bunu, karısının hakkını da savundu. Marie Curie nobel alan ilk kadın bilim insanı oldu zaten. Yani olay da cinsiyetlerle alakalı bir durum yoğun oranda bulunuyor buna rağmen tatlış, ponçik, pıtırcık Pierre karısını ve karısının emeklerini satmıyor. Zaten o ikisinin çok hoş bir birliktelikleri vardı. (Okuduğum tek bir biyografi kitabınca konuşuyorum. Çocukları değilim işin özünü bilemem.) Maddi zorluklar içerisinde, zor şartlarda çalışmalar yapılıyordu. İçlerinde ilginç düzeyde bir istek vardı bilim adına. Marie'yi okurken bir şeyi bu kadar istemenin nasıl bir duygu olacağını merak etmiştim. Başka bilim insanları onun çalışma ortamında gelince, böyle bir yerde nasıl çalışabildiniz diye şaşırıyordu, o derece zor şartlardı. Yks birincisi olan çobanların birkaç seviye üstü gibi düşünebiliriz herhalde durumu. Buraya kadar işler çok hoştu. Sonra Pierre ölüyor ve bir miktar süre (Ne kadar sürdüğünü hatırlamıyorum.) ardından Marie, Pierre'in eski öğrencilerinden biriyle birliktelik yaşıyor. Tabi bu magazin gündemine düşen bir birliktelik oluyor çünkü bir takım başka dedikodusal sebepler de barındırıyor içinde. 16 yaşındayken bu yeni birlikteliğin anlatıldığı yeri okurken biraz hayal kırıklığı yaşamıştım. Nedense birbirlerine verdikleri desteği okumak onların birbirlerinden başka kimseyle olamayacağı hissiyatını vermişti bana. Gel gör ki öyle değilmiş. Şimdiyse dönüp baktığımda fazla romantik bir
( MARMARA DENİZ SURLARI, KAPILAR VE SAVUNMA KULELERİ.) Bir zamanlar 36 kapısı ve 103 kulesi olan Propontis (Marmara) üzerindeki Deniz Duvarı, Mermer Kule'den Aziz Barbara Kapısı'na (artık mevcut değil, Sarayburnu civarında) kadar yaklaşık 8,5 kilometre uzunluğundaydı. Kara duvarının tamamlanmasının ardından, Vali Cyrus Panopolites 439 yılında Marmara boyunca duvarlar inşa etti. Notitia Urbis Constantinopolitanae'de bahsedilen 5. yüzyıldan kalma Marina Evi ( Domum nobilissimae Marinae ), 27. Kule yakınlarındaki kemerli açıklıklardan da anlaşıldığı üzere, Marmara Duvarı'nın bir parçası olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Birkaç mimari evreye sahip olan Boukoleon Sarayı da Marmara Duvarı boyunca yer almaktadır. Marmara Duvarı, depremler ve fırtınalar nedeniyle sık sık onarıma ihtiyaç duyuyordu ve bu durum genellikle yazıtlarla anılıyordu. 447 yılında meydana gelen bir depremin ardından, vali Constantinus duvarı onardı. Yenikapı'da kayıp bir yazıtta anlatıldığı gibi. Muhtemelen 557/558 depreminde tekrar hasar görmüştür. Marmara surları, 717'deki ikinci Arap saldırısına hazırlık olarak II. Anastasius tarafından güçlendirilmiştir. 764'te bir buzdağı Mangana çevresindeki surların bir bölümüne zarar vermiştir. Araplardan gelen sürekli tehditler ve gaspçı Thomas'ın 821-823 yılları arasında şehri kuşatması, muhtemelen Teofilus'u (829-842) Marmara surlarını genişletmeye yöneltmiştir. Çok sayıda yazıtta belirtildiği gibi, onun döneminde akropolün etrafına birkaç kule inşa edilmiştir. Surların onarımı III. Mihail'in (842-867) saltanatı boyunca devam etmiştir. Kontoskalion Limanı'ndaki bir kulede bulunan kayıp bir yazıta göre, Marmara surlarının bazı bölümleri VI. Leo'nun (886-912) saltanatı sırasında onarılmıştır. 16 numaralı kuledeki bir yazıtta VI. Leo ve kardeşi İskender'in