Terastaki masaya oturdu, benim de oturmamı işaret etti. Yakınında olmak beni utandırıyor, huzursuz ediyordu. Etrafında bir enerji vardı; çok yaklaştığımda bedenim beni uyarıyor gibiydi. Bu ikimizin de suçu değildi. Ne yapacağımızı bilmiyorduk, çünkü kimse bize öğretmemişti.