Senin sığınma, mutlu ve sıcak bir yuvaya sahip olma özlemini hiçbir kız çocuğu dindiremezdi. Böyle bir yuvayı yetişkin bir insan olarak kendin kuracağın yerde, ebeveynlik görevlerini bize çocuklarına yükledin. Bunları yerine getirmek için sürekli çabaladık. Ama seni hiçbir zaman tatmin edemedik, çünkü aslında hala çocukken yaşamış olduğun ve sonradan inkar etmeye çalıştığın deneyimlerin acısını çekiyordun. Üstelik giderek artan bir şekilde.
Kimileri için unutmak -ya da hatırlamamak- Tanrı'nın insana bir armağanıdır. Çünkü kırılmadık kalp, dökülmedik gözyaşı, çiğnenmedik yasa, bükülmedik boyun kalmadığı halde, hiçbir șey olmamış gibi hayata devam edebilenler, unutanlardan çıkar. Geceleri başlarını yastığa koyar koymaz uyurlar. Unutkanlar, yastık olmadan bile uyurlar.