9/10
·144 syf.··
2026 42. kitabı
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim. . . Reşad Ekrem Koçu'ndan ilk defa bir eser okuyorum bu da hayran kaldığım Mimar Sinan onun eserlerini dinlemek hafızamı tekrar yenilememi sağladı her ne kadar bilsem de yeni birçok şeyi öğrendim. O estetik yapıları zekası mühendislik düşüncesi çok değerli biri. Yaptığı çoğu cami ve medreseyi gezdim hayran kalmamak elde değil o dönemde bunları yaptıysa şu dönemde burda olsaydı neler yapmazdı ki diye çoğu zaman gezerken düşündüm. Mimar Sinan'ın sanat hayatındaki gelişimini (çıraklık, kalfalık, ustalık) simgeleyen üç büyük eseri; İstanbul'daki Şehzade Camii (çıraklık), Süleymaniye Camii (kalfalık) ve Edirne'deki Selimiye Camii (ustalık) olarak kabul edilir.Hatta birçok sınavda hala soru olarak önümüze gelen değerleri eserlere imza atmış birisi. 81 camii, 51 mescit, 55 medrese, 26 darül-kurra, 17 türbe, 17 imarethane, 3 darüşşifa (hastane), 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 hamam olmak üzere 375 eser inşa etmiştir. Edirne'de yaptığı Selimiye Camisi Dünya Kültür Mirası listesindedir. Bilinen ve akılda kalan eserlerinin bir kaçı ise şöyle; Haseki Hamamı- İstanbul. Mihrimah Sultan Camii- İstanbul. Süleymaniye Camii- İstanbul. Mağlova Su Kemeri- İstanbul. Lala Mustafa Paşa Camii- Erzurum. Rüstem Paşa Kervansarayı- Erzurum. Şehzade Camii- İstanbul. Selimiye Camii- Edirne.
Mimar Sinan: Hayatı ve EserleriReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 202621 okunma
Selamünaleyküm Rahmatullahi ve Bereketühü
10/10
·765 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
103 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 19:59
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den başlayıp Ubeyde Bin umeyr'e kadar devam eden 61 bölüm vardır hem hadis-i şerifler hem de rivayetli sözler bulunmaktadır. Aşağıya kimlerin sözlerinin olduğu kimlerin geçtiğini de yazacağım inşâAllah. Kitap boyunca gözüm hep Zeyd Bin harise'yi aradı çünkü Zeyd Bin Harise Peygamber efendimizin peygamberlikten önce de yanında bulunduğu çocuklardan biridir. Ve Zeyd Bin Harise'nin çocukluğu Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin yanında geçmiştir. Ama kitapta Zeyd Bin hariseye ait ne bir söz ne de başka bir şeye denk gelmedim. Onun haricinde diğer peygamberlerimizin sözüne ve sahabelerin sözüne yer verilmiş çok hoşuma gitti daha önce hiç duymadığım şeyler okudum ve insanı düşündüren şeylerdi bunlar. Okumanızı öneriyorum isterseniz okuyun tabii. Kitabın isimlere ayrılmış bölümleri bu şekilde: 1. RASULULLAH (S.A.V) 2. YUNUS (AS) 3. SÜLEYMAN (A.S) 4. EYYUB (A.S) 5. ADEM (A.S) 6. LOKMAN (AS) 7. NUH (A.S) 8. İSA (A.S) 9. MUSA (A.S) 10. DAVUD (A.S) 11.MUSA (A.S) 12.ÍSA (A.S) 13. İBRAHİM (A.S) 14. YUSUF (A.S) 15. EYYUB (A.S) 16. SÜLEYMAN (A.S) 17.İSA (A.S) 18. DAVUD (A.S) 19. EBU BEKR ES-SIDDIK 20. ÖMER B. HATTAB 21.OSMAN B. AFFAN 22.ALI B. EBİ TALİB 23. EBÛ'D-DERDA
Kitabu'z ZühdAhmed Bin Hanbel · Neda Yayınları · 2020125 okunma
Reklam
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Puan vermedi·264 syf.·
2026 239. kitabı
İslam dininde sadaka öyle önemliydi ki ihtiyacı olanlara düşük ve kalitesiz malların verilmesine bile rıza gösterilmiyordu. ". S:17 İnsanlığın tarihi kadar eski bir geçmişe sahip olan dilenciler her dönemde farklı duyguların nesnesi oldular. Bazen merhametli, hayırsever olmanın vesilesi, bazen Doğulu kimliğin aynası olarak görüldüler. Her farklı ifade, dönemin sosyokültürel ve ideolojik taşıyıcısı oldu. Adalet dairesi ideolojisi etrafında örgütlenen Osmanlılardan kapitalizmle şerbetlenmiş modern yurttaşa, dilencilerin durumu dönemin muharrileri, yazarları, bürokratları tarafından hep konuşuldu ama bu konu üzerine çok az çalışma yapıldı. Modern şehirlerin yükselişiyle birlikte nezih mekânlar yaratma arzusu, Batılı imgeye uymayan herkesi ve her şeyi şehirlerden dışladı. Darülaceze bir anahtar gibi her sorunda dile getirilirken Darülaceze’nin durumuna çoğunluk sessiz kaldı. Yardım edilmesi gereken insanlar, toplatılıp kapatılması gereken insanlara dönüştü ve hiçbir dönemde özne olarak görülmediler Bu Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Dilenciler , dilenciliğin nedenlerini değil, sonuçlarını ortadan kaldırma konusunda muktedirlerin işbirliği üzerinden Osmanlı İmparatorluğu’ndan erken Cumhuriyet’e uzanan muazzam bir sosyal tarih sunuyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Dilenciler " Geleneksel Osmanlı sosyal, siyasal hatta iktisadi düzeninin ana kaynağını oluşturan İslamiyet , dilencilere ve düşkünlere yönelecek politikaları her şeyden önce merhamet , sorumluluk ve ahiret ekseninde tasarlarken Batı dünyasındaki dönüşüm ise menfaati, bireyselliği ve dünyeviliği önceliyordu. ". S:36
Tarih
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e DilencilerÖmer Obuz · FOL · 017 okunma
Peygamberimiz uymamız gerekiyor!!!
9/10
·144 syf.··
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 02:06
İslam'ın kutsal kitabı Kur'an derinlemesine incelendiğinde onun nazarında Hz. Peygamber'in (sas.) konumu, dolayısıyla sünnetin yeri ve değeri ile ilgili olarak pek çok ayet-i kerimeyi bulabiliriz. 1-Hz. Peygamber'e itaati emreden ayetler 59/Haşt. 7, 3/Âli-İmrân. 31-2., 4/Nisa, 80., 4/Nisa, 64.,3/Âli-İmrân ,132.,3/Âli-İmrân, 172; 4/Nisă, 13, 59, 60, 5/Mäide, 92: 7/Aráf, 157, 8/Enfål, 1. 20. 24 27, 46, 9/Tevbe, 3, 71, 94, 99, 105, 120, 24/Nûr, 48, 50, 54, 56, 26/Şuara, 108, 110, 126, 131, 144, 150, 163, 179; 33/Ahzab, 33, 66, 71, 43/Zuhruf, 63; 47/Muhammed, 33, 48/Feth, 17, 49/Hucurât, 14; 58/Mücadele, 13, 64/Teğäbun, 13. 69/Håkka, 10, 71/Nah, 3. 2-Hz.Peygaber'in (sas.) hükümlerine boyun eğmeyi emreden ayetler 4/Nisa, 59., 33/Ahzab, 36., 24/Nûr, 59., 24/Nûr, 51-2.,4/Nisa, 65. 3-Hz.Peygaber'e (sas.) isyan etmemeyi, ona karşı çıkmamayı emreden ayetler 4/Nisa, 13-4., 4/Nisa, 115. ,58/Mücadele, 9., 8/Enfål, 13., 16/Nahl, 44. ,14/İbrâhîm, 4.,16/Nahl, 64. Sünnetin İslam'daki Yeri
1000Kitap
Sünnetin İslam'daki Yeriİmam Suyuti · Takdim Kitap · 2020606 okunma
5/10
·56 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 00:33
Mutluluğun özü: 1- iyi ruh hali (eudaimonia) 2- sağlıklı beden 3-iç huzur 4- dış faktörler Kurallar: 1. Gelecek kaygısı veya gerçekleşmesi imkansız hayaller, şu anki huzurumuzu yok eder. Mutluluğu, dış koşullarda değil, iç dünyamızdaki sükûnette aramalıyız. 2. Kıskançlıktan kaçın. 3. Kendini tanı, yeteneklerini keşfet: deneyim ve dış faktörlerden elde ettiğin bilgilerden sonra edinilmiş karakterini oluştur. ( ampirik birey) 4. İsteklerimizin peşinden giderken çaba göstermeliyiz. Eylemsizlik memnuniyetsizliği arttırır. (İstiyorsan harekete geç.) 5. Mutluluk ve acı görecelidir, isteklerimiz sürekli değişir. Önemli olan dengeyi bulmak. 6. İsteklerden ziyade, yaşayabileceğimiz gibi yaşamak pragmatik ve bilinçli bir yaklaşım gerektirir. 7. Bir işe başlamadan önce düşün planla. Sonuç kötü olursa kötü bir rastlantıydı de ve ilerle. 8. Az ile yetin. Beklentileri düşür, minimalist yaşamı seç. Sadelik mutluluk verir. 9. Anlık hazlar yerine uzun süreli huzuru seç. 10. Her şeyi aklının kontrolünde yap. Akıl ve duyguları dengele. 11. Geçmişteki talihsizlikleri düşünüp kendine işkence etme. 12. Hiç kimse duyduğunu kendine saklamaz. ( Güven) 13. Neşeli insanın neşeli olmak için her zaman nedeni vardır ki o da neşeli olmasıdır. (Neşeye kapılarını aç) 14. Anda çok takılma geleceği de çok kafaya takma. Dengede tut. 15. Sıkıntılar hayatın parçasıdır. Sakin kal ve ilerle. 16. En şanslı kişi hayatını acısız geçiren kişidir. Hayatını tamamla ve atlamaya bak. 17. Hayallerini dizginle çok uçarsan gerçeklikten koparsın. 18. İçindeki bulduğumuz an bir gün geçmiş olacak; anı yaşa, onu kaçırma. 19. Nefretini sözle değil eylemle göster ki küçük düşmeyesin. 20. Her meseleyi ona ait olan zamanda düşün. 21. Elinden kaçan şeyler için yas tutma. 22. Hayat belirsizliklerle dolu planlarımız
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 202017,8bin okunma
Reklam