Fakir Baykurt’un 1960 yılında tamamladığı Irazca’nın Dirliği adlı romanının ilk baskısı 1961 yılında Remzi Kitabevi tarafından yayımlanır.
Irazca’nın Dirliği romanı, hakim bakış açısıyla anlatılır.
Yılanların Öcü, Irazca’nın Dirliği, Kara Ahmet Destanı üçlemesinin ikinci romanıdır.
Irazca’nın Dirliği’nde olaylar, Burdur’un Erle Çukuru bölgesindeki Karataş köyünde geçmektedir. Eserde, Irazca Ana, oğlu Kara Bayram, gelini Haçça ve torunlarının köy muhtarı ve onun çocuklarının kötü davranışlarına karşı mücadeleleri ele alınmaktadır.
Irazca dirliği romanında en son yaşanan olayların üzerinden bir sene zaman geçmiş.Kara bayram yaşadığı sorunları barışarak çözmüş.Şimdilik durumlarında bir sorun sıkıntı görünmüyor, yaşayıp gidiyorlar.
Köylü erkeklerin kadına bakış açısı tarihten bu yana olduğu gibi aşağılayıcı, düşkün bir unsur olarak bakılıyor.
Hacelinin Kara Bayram Ailesine ev meselesi yüzünden kin ve nefreti bitmemiş, ve öç almak için fırsat kolluyor. Ama bunu kardeşi ve muhtarın oğlu yapıyor.
Yazar bu kitabında da halk ağzı'nı kullanıyor.
Kara Bayram'ın ağlu Ahmet'e yapılan bir kötülük yüzünden,Irazca'nın dirliği bozulacak, düşmanlıklar tekrar başlayacak ama okuduğum kadarıyla Haceli'nin kardeşi Boz ömer ve Muhtarın oğlu Cemal üzerinden devam edecek.
Ve tekrar kavgalar başlıyor, ve sonucu büyük bir tahlihsizlikle bitiyor. Kara bayram ağır bir şekilde yaralanıyor.
Savaşa giden kocalar, ardında bıraktıkları kadınlar. Geride kalanların çektikleri özlem, sorunlar sıkıntılar...Savaşa giden kocaların yaşadıkları ve ölümleri anlatılmış eserde.
Kara bayram oğluna yapılan kötülüğü duyar. Ve çocuğuna dayak atar. Bu konu konuşulur Aile içinde ve kaymakam'a şikayete gidilir. Neden kaymakam çünkü bir önceki kitaptaki kaymakam ailenin yanında yer almış hakkını, hukukunu
Şehirler iyidir diye umutlanıp gidenler,bir süre sonra onların daha beter olduğunu görüp acı çekecek.Acılar çürütecek insanları.Yeniden büyük tufan olacak…”