PROMETHEUS

PROMETHEUS
Bilge kendi kendisiyle yetinir. (Seneca)
Yaşamak zorunda olduğu hayat, yapmak zorunda olduğu lanet olası iş yüzünden böyle olmuştu, yavaş yavaş ölüyordu işte. Bu hayat ona göre değildi: hiçbir kadına göre değildi, hiçbir kadının böyle çalışmasına izin verilmemeliydi; dünya onlara hiçbir şekilde yaşam şansı tanıyamıyorsa bir an önce öldürmesi daha iyiydi.
Sayfa 164 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Umutları ayrı mezarlarda gömülüydü sanki.
Sayfa 160 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Kaybolmuş, dibe çöküyorlardı; bundan kurtuluş, en ufak bir umut yoktu; yaşadıkları koca şehir ancak çöplerle dolu bir okyanus, balta girmemiş bir orman, çöl, mezar kadar kucak açmıştı onlara.
Sayfa 160 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Yenilmişlerdi; oyunu kaybetmiş, bir kenara itilmişlerdi. Duru­mun bayağılığı, haftalıklarla, market faturalarıyla, kiralarla ilgili ol­ması trajikliğine gölge düşürmüyordu. Özgürlüğü hayal etmişler­di; etraflarına bakınıp bir şeyler öğrenme fırsatını; doğru düzgün ve temiz insanlar olmayı, çocuklarının büyüyüp güçlü insanlar olma­sını... Şimdiyse bütün hayalleri yıkılmıştı; öyle bir şey olmayacaktı! Oynamış ve yenilmişlerdi.
Sayfa 160 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Hafızanın kapıları kayarak açılıyordu; eski sevinçler kollarını onlara doğru uzatıyor, eski umutlar ve hayaller onlara sesleniyordu, üzerlerindeki yükün altında kıpırdanıp o sonsuz ve sınırsız ağırlığı hissediyorlardı. Ağırlığın altında haykıramıyorlardı bile; ölüm acısından daha korkunç bir kedere kapılıyorlardı. Pek konuşulacak bir şey değildi bu; yenilgiyi asla kabul etmeyen dünyada kimsenin söz etmediği bir şeydi.
Sayfa 160 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat