PROMETHEUS

PROMETHEUS
Bilge kendi kendisiyle yetinir. (Seneca)
Yeryüzünde ya da yukarıda, domuzlar için bir cen­net, bunca acının karşılığını aldıkları bir yer olduğuna inanmak mümkün müydü? Bu domuzlardan her biri ayrı bir varlıktı. Kimi beyaz, kimi siyah; kimi kahverengi kimi benekli; kimi yaşlı, kimi küçük; kimi uzun ince, kimi dev gibiydi. Her birinin kendine has bir benliği, kendine ait bir iradesi, umudu ve özlemleri var­dı; hepsi özgüvenle, özsaygıyla ve bir özdeğer hissiyle doluydu. Güvenle ve büyük bir inançla kendi işine bakarken üzerinde sü­rekli karanlık bir gölge, yolunda onu bekleyen korkunç bir Yaz­gı vardı. Derken o Kader üzerine çullanmış ve nu bacağından asıvermişti. Acımasız, vicdansızdı; domuzun karşı koymalarını, çığlıklarını umursamıyordu; domuzun arzuları, duyguları yok­ muş gibi ona insafsızca kendi istediği şeyi yapıyordu; boğazını kesip son nefeslerini verişini izliyordu.
Sayfa 44 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Her şey öyle profesyonelceydi ki insan büyülenmiş gibi bakakalıyordu. Makinalarla, uygulamalı matematikle domuz eti üretiliyordu. Buna rağmen gerçekçi olanlar domuzları düşünmeden edemiyordu; karşı koyuşları gayet insaniydi; buna fazlasıyla hakları vardı! Bunu hak edecek hiçbir şey yapmamışlardı; bu durum yapılan haksızlığa bir de aşağılanmayı ekliyordu çünkü burada yapılan iş özür dilermiş gibi bile yapmadan, tek bir gözyaşı dökmeden, saygısızca, soğukkanlılıkla, duygusuzca, onları bacaklarından asmaktı. Ziyaretçiler arasında ağlayanlar vardı tabii; ama ziyaretçiler olsun olmasın, bu ölüm makinası işlemeye devam edecekti."
Sayfa 43 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
“Burada hiçbir şey ziyan edilmez,” dedi rehberleri ve gülerek,”domuzların çığlıkları dışında her şeylerini kullanırlar.”
Sayfa 41 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Adalete başvurmayı düşünürseniz, bir an önce cennete gitmek daha kolaydı.
Sayfa 21 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı
Ruhu, “Gitme, öyle güzelsin ki!" diyerek Fausťun sözlerini haykırıyordu. İster bira ister haykırma, müzik ya da hareket etme yoluyla olsun, bunun devam etmesini istiyordu.
Sayfa 19 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı