İlenmek, insanın, umarsızlığın son kertesine gelmesi demektir.
Karşı koyacak hiçbir gücü kalmayan, haksızlığın da en kıyıcısı altında ezilen insan, öylesine bir çıkmazda sıkıştırılmıştır ki, yapacak başka bir şey elinden gelmediğinden ancak ilenebilir. -Aziz Nesin-
Karıma yazdığım mektuptan :
'Bugün pazar'.
Günün ortasındayım. İçimde görülmeyen, ağır işleyen, ama sesi duyulan bir duvar saatinin tik takları var. Beklemek…
Sabırla beklemek...
Elimden gelen yalnızca bu.
Büyük bir yorgunluk, bezginlik, bir tortu gibi dibe çöküp kalınlaşıyor içimde.
Edip Cansever'in şiirlerini okuyorum.
Bir şiirinde 'sıkıntı'yı 'mavi' olarak niteliyor.
Sıkıntı nasıl mavi olur?
Sıkıntı düpedüz kahverengidir, hem de koyusundan…