24'ün sorumsuz zaman dili gece.. Sen ise heybesindeki haybesin ne de olsa. "Amma ağırdır düşününce." Ayın zincirleri sağ olsun. Lakin paslanıyor, şu fakire bir cila. Gülen çocuklar bu gezegeni güzel kılan çok az şeyden biri. Bir de içimdeki çocuğa bak. Kadrajı kafama sabitlemiş, pompayla kurşun şişiriyor. Kış sabahlarında battaniyenin altından çıkmak istemeyen ben gibi, şapkalarını çekiyor harfler üzerine. Ama iyi de yüzünüz gözükmüyor ki. Dert değil tanıyorum, hanginiz hanginiz... Kelimelerle anlaştığım denli insanlarla anlaşmak isterdim. Herkesde bir mevsim görüyorken benimki yok ya da kaçamak. Göremiyorum ki! Şu önümdeki beni çeker misiniz? Gücüm yetmiyor kendisine. Sayfalar sarardı noktayı bulamadım. "Küpe diye sağa karga, sola elmacık kuşu takmışın. Biri diğerini öldürür. Sen diğerine hastasın. Birine gömüt tahsil eden dünyada hastasın. Nasıl olacak? Çok inatçısın." Amma uzun ettin, irisimdeki sarmaşık, sözlerini saklasın. Da bir daha uğrama. "Aynanın karşısına geçince ilk nerene bakarsın?" İçinden durmadan dökülen döngü kozalarına ve onları yiyen larvalara. Yani ağzıma. Tembih tembihe bantlar, uyarırım, "Hiçliklerinizi sıkı giyinin. Dönüşümlü tükenim..." Sende de olmuyor mu, birinin ağzına bakmayagör, neler neler dökülüyor. "Her harfin bir anlamı varmış. Seninki alfabede yok." İyi bak oralarda bir yerde olacaktı. "Gel göster." Bak burada... Sayfalar sarardı ben hâlâ noktayı bulamadım. 15 Haziran 2026 18.31
Yarın resmi olarak 18 yaşında yetişkin bir birey olarak uyanıcam🤦‍♀️ hadi hayırlısı bakalım... iyi geceler herkese
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
SES ÇIKARAN GÜMÜŞ KASE MÖ 6. yüzyılın sonları (Geç Lidya – Erken Pers egemenliği dönemi).İkiztepe Tümülüsü, Uşak yakınları,Uşak Arkeoloji Müzesi.Gümüş. “Ses Çıkaran Kâse “Yarım küre şeklinde dövülmüş bir kâse. Gövde çevresine yerleştirilmiş yaklaşık 18 adet sakallı erkek başı kabartması bulunur. Sakallar ve saçlar stilize edilmiştir. Bu eser sıradan bir kap değildir. Kabartmalı başların içinde küçük boşluklar bulunur ve bu boşluklara küçük bronz veya metal tanecikler yerleştirilmiştir. Kâse eğildiğinde veya sallandığında: hafif bir hışırtı,çıngırak benzeri bir tını, ya da yumuşak bir çınlama sesi oluşturur. Ustanın buradaki dehası, çift katmanlı veya gizli bölmeli karmaşık bir döküm yerine, repousse (çekiçleme/çökertme) tekniğini son derece kontrollü kullanmasında yatar. Gövde dışına doğru dövülerek kabartılan sakallı erkek başlarının arkasında oluşan boşluklar (negatif alanlar), kâsenin iç kısmından gümüş levhalarla kapatılarak küçük odacıklara dönüştürülmüştür. İçine hapsedilen metal bilyelerin çıkardığı ses, sıradan bir çıngıraktan ziyade, ritüel esnasında kutsal sıvının dökülmesine eşlik eden kontrollü bir tını üretmek üzere tasarlanmıştır. Bu nedenle bazı araştırmacılar onu bir tür “rattle bowl” (çıngıraklı kâse) veya ritüel amaçlı ses çıkaran kap olarak değerlendirmektedir. Böyle bir özellik, Antik Anadolu metal işçiliğinin teknik açıdan ne kadar gelişmiş olduğunu göstermektedir. Kabartmalardaki erkek yüzleri: bıyıklı ve uzun sakallıdır, saçlar perçemler halinde işlenmiştir, Yakın Doğu ve Akhamenid (Pers) sanatının etkilerini taşır, Lidya geleneği ile Pers üslubunun birleşimini yansıtır. Bu kâse, Lidyalı ustaların metal işçiliğinde ulaştıkları yüksek seviyeyi gösteren en dikkat çekici eserlerden biri kabul edilir. Ayrıca ses çıkarma özelliği nedeniyle
18.55
bak ben yalan konuşmam diyen adam yalan konuşur
Düşünce
18:06
Herşey çok güzel olacak..🌸
Kitap Camiasına Minik Bir Yolculuk #1
Selamlar dostlarım, nasılsınız? Kitap Camiasına Minik Bir Yolculuk serimizin ilk bölümünde esas sorumuz, "Bu kitaplar neden bilinmiyorlar?" olacak. İlk kitabımız Jack London'dan Bir Dilim Biftek Bir Dilim Biftek, yazarın diğer kitaplarına nazaran kıyıda köşede kalmış bir eser. Kitabın içerisinde öylesine güzel mesajlar veren, insanın zaman kavramını sorgulamasını sağlayan iki farklı hikâye bulunmakta. Kitabımız ismini ilk hikâyemden almakta. İkinci hikâye de güzeldi elbette lakin Bir Dilim Biftek'in yeri bambaşkadır bende. İkinci eserimiz ise Natsu Hyuuga'dan Şifacı Günceleri - Cilt 1 Bu manga serimiz de yazar hareme satılan bir şifacının geçirdiği günleri, yaşadığı olayları anlatıyor. Maomao oldukça zeki ve eğlenceli bir karakter olmanın yanı sıra okuyucuya da kendisinden bir parça veren bir karakter. Çok iyi bir manga okuyucusu olmasam da mutlaka bu seriyi okumanızı tavsiye ederim. Ve üçüncü kitabımız Gaston Leroux'dan Sarı Odanın Esrarı Kitabımız, meşhur bir bilim insanının kızı olan Matmazel Stangerson, içeriden kilitlenmiş, pencereleri demir parmaklıklı ve hiçbir çıkışı olmayan bir odada saldırıya uğramasını ve ağır bir şekilde yaralanmasını anlatır. Silah sesini duyup kapıyı kıranlar içeride saldırganı bulamazlar. Suçlu, adeta havaya karışıp yok olmuştur. Resmi polis dedektifi olayı çözmekte çaresiz kalırken, henüz 18 yaşında olan dahi ve hırslı genç gazeteci Joseph Rouletabille olaya el koyar. Rouletabille, keskin mantığı ve gözlem yeteneğiyle, herkesin "büyü" veya "imkansız" gözüyle baktığı bu gizemi saf akıl yürüterek çözmeye çalışır. Sonuyla beni oldukça şaşırtan bir kitap olmuştu. İsmini çok fazla duymadığım bu kitabı okumanızı da tavsiye ederim. Seriyi şimdilik her bölümde üç kitap olacak şekilde paylaşmayı planladım. Kitap sayısı dördün üzerine çıkınca çok uzun bir ileti ortaya