Medine'de nâzil olmuştur. 18 âyettir. Yüce Allah bu surede Peygamber (s.a.)in evlerinin; yani müminlerin tertemiz annelerinin oturmuş olduğu odaların mahremiyetini anlattığı için, buna "Hucurat süresi" adı verilmiştir. Bazı müfessirlerin "Ahlâk suresi" dediği bu sure ebedî terbiye hakikatlannı ve üstün medenî esasları kapsar. Allah'ın şeriatı ve peygamberin emri karşısında Allah'ın, müminlere takınacakları yüce ahlâk düsturunu öğretmesiyle başlar. Bu düstur müminlerin, Peygamber (s.a.)le istişâre etmeden onun huzurunda herhangi bir görüş bildirmemek veya hüküm vermemek, ya da bir karar vermemektir. Diğer bir düstur da sahabenin Peygamber (sa.) ile konuştuklarında seslerini alçaltmalarıdır. Çünkü O, sıradan insanlar gibi değildir.
Aksine o, Allah’ın Rasülüdür. İçtimaî (sosyal) bir terbiye olarak da müminlere, şayiâlara kulak vermemelerini ve gelen haberleri tam olarak araştırmalarını emreder. Özellikle bu haber, güvenilir olmayan, ehliyetsiz veya yalancılıkla itham edilmiş bir şahsın verdiği bir haberse, onun araştırılmasını emreder.
Diğer bir düstur olarak da; kaş göz hareketleriyle insanları maskaraya almak ve ayıplamaktan sakındırır. Gıybet, kusur araştırmak ve müminler hakkında sui zanda bulunmaktan meneder. Güzel ahlâka ve sosyal faziletlere dâvet eder. Gıybetten sakındırırken, onu hayret verici, eşsiz ve parlak bir ifadeyle yasaklar.
Bu mübarek süre imanı, sadece dille söylenen bir sözden ibaret zanneden ve gelip imanlarını Peygamber (s.a.)in başına kakan bedevîleri anlatarak sona erer.