Turgut Gürsan

Turgut Gürsan

Yazar
7.4/10
71 Kişi
·
194
Okunma
·
8
Beğeni
·
2570
Gösterim
Adı:
Turgut Gürsan
Unvan:
Araştırmacı yazar
Size şunu da söylemeliyim; Stalin kapitalist uluslar arasında bir savaşı kışkırtmak için uygun bir bahane arıyorsa, bir başkası da bunu neden yapmasın?..
Osiris’in müritlerinden olan Hermes, ya da diğer bir adıyla İdris, günümüzden 16.000 yıl önce, beraberindeki bir güç ile Atlantis’ten Nil deltasına çıktı.
Burada bir Atlantis kolonisi kurdu ve Osiris dinini Mısır’da yaymaya başladı. Sais’de bir tapınak inşa eden Hermes için, Mısır’ın ünlü “Ölüler Kitabı”ında, “ilahi kelamın efendisi ve ilahi sırların sahibi” denilmektedir.
Kuzey Mısır, Hermes döneminden, Firavun Menes dönemine kadar-M.Ö. 5000 Hermetik rahipler tarafından yönetildi.
Daha sonraları İdris Peygamber olarak tek Tanrılı dinlerin efsanelerine giren Hermes’e Yunanlılar, aynı zamanda hem kral, hem büyük rahip, hem de kurucu olması nedeniyle, üç defa büyük anlamına gelen “trimejist” sıfatını layık gördüler.
Yazarların iddiasına göre, Hz. İsa’nın doğumundan önce Kudüs Tapınağı rahiplerinin iki okulu vardı; birisi erkek çocuklar, diğeri kızlar için. Tapınağın rahipleri Mihael, Mazaldek, Gebrail-Cebrail gibi melek isimleri taşıyorlardı. Bu rahipler, Yahudi Levi ve David soyunun saflığını korumakla mükelleftiler. Rahip okulundan olan ve “bakire” diye adlandırılan Meryem’in bir oğlu vardı.
İngiliz yazar David Icke’ye göre, M.Ö. 586 yılında, Babil esareti sırasında, sürüngenimsi-Aryan rahipliği hiyerarşisinin başkenti olan Babilon’da İbrani rahipleri, yani Levililer gerçekte olanları tahrif ederek, yeniden kendilerine göre, “bir tarih imal ettiler.” Levi rahipleri, Sümerlerden o güne kadar gelen bilgileri, bazı gerçekler, çoğu zaman sembolik gerçekler ve fantezilerle karıştırarak “Eski Ahit’in temellerini oluşturdular.
Essenliler, Yunanlı filozof ve matematikçi Pitagoras’ın düşüncelerini savunuyorlardı. Pitagoras Grek ve Mısır gizem okullarına inisiye olmuş bir kişiydi. Dönemin tarihçisi Josephus’a göre Essenliler evreni yöneten güçlerin isimlerini gizli tutmaya yemin etmişlerdi. Essenliler-Terapot’lar, Hıristiyan vaftiz ritüellerine benzer bir ritüel uygularlar ve inisiye olan kişinin alnına bir haç çizerlerdi.
Lut Gölü yazmalarının ikisinden biri İbranice, diğeri Aramca olmak üzere horoskoplar-Yıldız haritaları bulunmuştur. Bu da bize, onların gezegenlerin insan karakteri ve kaderi üzerinde etkili olduklarına inandıklarını göstermektedir.
Essenliler, Eski Ahit’te sembolik bir şekilde anlatılan Astrolojik pratikleri yapmaktaydılar.
Eski Ahitteki Atalar Ve Firavunlar
Alman yazar Stefan Erdmann “Banken, Brot und Bomben”-Bankalar, Ekmek ve Bombalar adlı iki ciltlik kitabının 1’nci cildinde çok ilginç iddialarda bulunmaktadır.
Yazara göre, Ortodoks tarihçiler Kudüs Tapınağı’nın M.Ö. 980 yılında inşa edildiğini kabul etmekteler. Bu tarih, Tevrat’ta anlatılan İsraillilerin Mısır’dan çıkışından yarım yüzyıl sonra vuku bulduğu için birçok tarihçinin kafasını karıştırmaktadır.
Masonik Ritüeller Ve Rex Deus:
Bir Yahudi efsanesine göre, “Zadok” Kudüs’deki Tapınağın ilk başrahibiydi. Süleyman’ı da kral yapan oydu. Bu sebepten o, Rex Deus’un gerçek kurucusudur.
1947 yılında Kumran’da bulunan Lut Gölü Yazmaları arasında en önemlisi, Herod’un Tapınağının altındaki gizli hazinelerin ve kutsal yazmaların listesi bulunan bakırdan yapılmış olan tomardır.
Bakır tomar üzerinde inceleme yapan uzman John Allegro’ya göre, Tapınağın altındaki ‘Zadok’un Mezarı’ diye adlandırılan mezar, Hz. İsa’nın kardeşi James’e37 aitti. Çünkü James’e “adil”-İbranice; “Zadok” veya “Adalet Öğretmeni”-İbranice; “Moreh-Zedok” deniyordu.
İbranice ‘Zadok,’ ‘Zedek’le aynı anlamdadır.
Kolaylıkla anlaşılacağı gibi, Hıristiyanlık ve Yahudiliğin her ikisi de Babil dininin bir parçasıdır.
Bütün dünyada aynı güneş dinlerini ve rimellerini görmekteyiz. Sümer’de, Babilon’da, Asurlular’da, Mısır’da, İngiltere’de, Yunanistan’da ve genel olarak bütün Avrupa’da, Mexico, Orta Amerika ve Avustralya’da.
“Siyon Manastırı” gizli örgütünün büyük üstadı Leonardo da Vinci, ünlü “Son Yemek” adlı tablosunda Hz.
İsa’nın 12 Havarisini üçerli dört gruba ayrılmış olarak resmetmişti. OrtadakiHz. İsa ‘Güneş’i sembolize ediyordu.
Amerikan demokrasisi kendisini, Fransız ve İngiliz demokrasilerini, yani sömürgeci emperyalizmi, savunmaya mecbur hissedebilir. Aslında ne Sovyetler Birliğinin, ne de ABD’nin Avrupa emperyalizmi ile ilgileri yoktur. İdeolojik, politik ve ekonomik olarak Rusya ve Amerika’nın, Avrupa’nın sömürgeci emperyalizminin doğrudan veya dolaylı olarak yıkılmasında çıkarları vardır. Fakat ABD’nin bu işten çıkarı daha fazladır. Avrupa yeni bir savaşla bütün gücünü kaybederse, güçsüz İngiltere de Avrupa hegemonyal gücünün bir parçası haline gelir. Avrupa güç potansiyelini kaybederse, İngiliz İmparatorluğu zayıflar ve siyasi, ekonomik olarak tamamen ABD’nin yörüngesine girer.
456 syf.
·61 günde·Beğendi·8/10
Bir turgut gürsan araştırması daha...
Tarihin gizli anlatılmayan hikayelerinin gerçeklikle ve paranormal bir yaklaşımla incelendi değişik bir araştırma.
Zihninizde yeni fikirler oluşturan güzel bir kitap
490 syf.
·8 günde·9/10
Kitap kapsamının genişliği nedeniyle araştırmacılar için tekrar tekrar okunup notlar alınacak cinsten. Dünya Tarihinin bilinmeyenlerini, gizli örgüt yapılanmalarının tarihi üzerinden anlatıyor. Hiç sıkılmadan keyifle ve merakla okunan bir kitap. O kadar çok yerin altını çizdim ki, hangi çarpıcı bilgiyi buraya alıntılayacağım bilemiyorum. siz en iyisi bu tip konulara meraklı iseniz, baskısı tükenmeden alın derim bu kitabı...
440 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Okuması epey vakit aldı, çünkü o kadar çok alt metinde araştırmam gereken hususlar vardı ki, ufak molalar yardımı ile detaylara indim.

Sinarşizm, siyonizm, martinizm, ökültizm, masonluk, tek dünya devleti, CFR..

Bu kavramları ve tarihini araştırmayı seviyorum. Okurken de çok zevk alıyorum. Yeni keşiflere çıkıyorum açıkçası.

İlgilenen kişiler için çok sağlam bir kaynak niteliğinde.

Ayrıca okurken şunu farkettim; yazarın bu kadar çok bilgiyi hayatına dahil edebilmesi, onca kaynaktan okuma yapması, bunca zenginlik gerçekten kendimi eksik hissettirdi. Ancak örnek de almadım değil.

Böyle insanlarla ben şahsen gurur duyuyorum.

Hakkınızı helal edin Turgut Gürsan... Bana çok hakkınız geçtiği aşikar.
440 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Merhaba arkadaşlar. Kitabımız 1. Dünya Savaşı oluşumundan başlayarak (ki bu sefer tek bölümde tek konu yerine bazılarını bayağı açmış, gayet de iyi yapmış. İlerledikçe gelişiyoruz.)
1. Bölüm: Birinci Dünya Savaşı Nasıl Çıkarıldı şeklinde heyecanlı bir soruyla açılışı yapıyoruz. Sırp Milliyetçiliğinin Doğuşu, Yükselişi ve Gelişimi, 1903 Masonik Darbesinin Perde Arkası, Karjordjeviçler’in Dönüşü ve Milliyetçi Örgütlenme de diğer işlenen konular. Burada da yine Sırp Krallığında çocuk Kral Alexander ve ona karşı Mason faaliyetlerinin etkilerini görüyoruz. Katletme diyebileceğimiz bir sistem ve savaş yanlılarının (ki bunlar Müslüman karşıtı) başa getirildiği bir dönem. Bu dönemin dikkat çekici ve sansasyonel bir icraatını vereyim: 28 Haziran 1914’teki kıvılcımın toplantısı 1889 yılında Pariste Büyük Mason Kongresinde belirlenmiştir. Burada da masonların ne kadar etkili olduğunu görüyoruz. Aslında bunlar herkesin bildiği; bazen hakkında konuşmaya çekinip korktuğumuz bazen de kanıtlayamadığımız şeyler. Özellikle bilinen ama kanıtlanamayan şeylerin üzüntüsünü yaşayan insanlar olarak tarihin akışını değiştiren bir durum karşısında da üzülmemek elde değil. Ölüm, kötü…
2. Bölüm: İngiliz Masonluğunun (yazarımız Dan Brown gibi, Masonluk koymazsa duramıyor) Dünya Politikası ve Ermeni İsyanları ile Alliance İsraelite’nin (A.İ.) Birinci Dünya Savaşındaki Etkinliği üzerinde duruyoruz. Ne yazık ki Türkler üzerinde oynanan bu oyunda bilmedikleri bir durum var. Biz Düz Vites insanlarız. Yani en son 2 sene önce de gördüğümüz ve yaşadığımız gibi silahın önüne silahsız atlayan bir milletin tamamını yok etmeden böyle planlar gelip geçicidir. Ya da en kısasından şöyle mi özetleriz? Maşa olarak kullanıp sonra da yok ettikleri Hitler: "Türkler öyle bir millettir ki, eğer saldırırsak tamamını yok etmemiz gerekir... Yoksa 1 tane bile hayatta bırakırsak, yeni bir devlet kurar ve intikamını alır."
3. Bölüm: Birinci Dünya Savaşı Sırasında Anglosiyonist Faaliyetler.
4. Bölüm: Birinci Dünya Savaşı Sırasında ABD ve Gizli Örgütler, ABD’yi Birinci Dünya Savaşına Sokan Örgütler ki burada çok fazla belge görüyoruz. Mason locasının kampanya ve kumpasları ile beraber Rockfeller ailesinin dönemin devletlerinin çoğundan daha fazla geliri olduğuna şahit oluyoruz.
5. Bölüm: Dünya Cumhuriyeti ise İhtilal çıkartarak krallıkların yıkılması ve yerlerine Masonik Dünya Cumhuriyeti kurma fikrine dayanan inançtır. Gerçi masonları görünce bunu başarmalarından korkuyor insan ama zamanında Osmanlı, Almanya ve Rusya üzerinde yaptıkları Krallık Yıkma girişimlerinin başarısını görmemek için de kör olmak gerek. Buna yazarın da örneğini verdiği İngiltere’de çıkan The Freemason adlı derginin yazısından anlayabiliriz: “Birinci Dünya Savaşı, Masonların savaşıdır. Burada söz konusu olan Otokrasi ile Demokrasi arasındaki savaştır.”
6. Bölüm: Masonluk ve Birinci Dünya Savaşı.
7. Bölüm: Masonların Birinci Dünya Savaşı Sırasında Yaptıkları Toplantılar.
8. Bölüm: Amerikan Merkez Bankası (Federal Rezerv’in) Kuruluşu.
9. Bölüm: ABD Başkanı Wilson ve “Görünmeyen Hükumet” konusunda büyük masonlardan Harun Yahya yani Adnan Oktar’ın ağzından Yeni Masonik Düzen kitabını öneriyorum. Bunun yanında Soner Yalçın’ın Efendi kitabını da öneriyorum ki şimdiden isteklileri için Tarama yapacağım. İsteyebilirsiniz. Sonraki kitaplarımdan biri olacak.
10. Bölüm: Başkan Wilson’un Savaş ve ‘Milletler Cemiyeti’ Politikaları Üzerindeki Devletlerüstü Güçlerin Etkisi, Amerikan Yahudiliğinin Gücü, Uluslararası Siyonist Şebeke Bağlantıları, Wilson’un Devletlerüstü Güçlerle Yaptığı Seçim İttifakı, Wilson’un Üçlü İttifakının Sonucu: Almanya ile Savaş
11. Bölüm: Milletler Cemiyeti konusu 1. Dünya Savaşı zamanında gündeme gelen; savaşı belirleyen Yahudiler ve yaptıklarını okumak oldukça zorladı beni. İtilaf devleri kendisine olan borcu ödesin diye onların yanında savaşa giren ABD ve Yahudi para babaları.
12. Bölüm: Rusya’da 1917 Şubat Devrimi (Masonik Hükümet Darbesi) bölümü için burada kitaptan bir cümle ile bahsedeceğim. Kerensky’nin asıl adı Aaron Kürbis idi.Kerensky ile işbirliği yaparak Başbakan Stolypini öldüren Yahudi-terörist Mordekai Bogrov. Rus Devrimini yapan masonlar.
13. Bölüm: Lenin ve Troçki’nin Rusya’ya Dönüşü. Troçki’nin hayatı ve yaptıkları için Efendi, Beyaz Türklerin Büyük Sırrı kitabını haricen gerçekten tavsiye edeceğim. Yazar neredeyse bu adamla ilgili tüm bilgileri bu kitaptan ve devrin gazetelerinden veriyor.
14. Bölüm: Troçki’nin ve İttihatçıların Akıl Hocası Rus Devriminin Planlayıcısı ‘Parvüs Efendi’, Çarlık Rusya’sındaki Yahudilerin Durumu anlatılıyor.
15. Bölüm: Rusya’daki Şubat Devriminin Finansörü: Jacob Schiff.
16. Bölüm: Warburg Ailesi. Ailenin elinin uzandığı yere bir örnek verelim. Birinci Dünya Savaşı sona erdiğinde, Versay Barış Konferansında Alman tarafını fınans uzmanı Max M. Warburg, İtilaf Devletleri’ni ise kardeşi Felix temsil ediyordu.
17. Bölüm: Balfour Deklorasyonu Öncesi Siyonist Faaliyetler
18. Bölüm: İngiliz Siyonist İşbirliği Nasıl Gerçekleşti? Bu soruya şöyle cevap verelim. https://i.hizliresim.com/qvkZGR.png
19. Bölüm: Balfour Deklarasyonu.
20. Bölüm: Yahudi Masonluğu B’nai B’rith’in Almanya’daki Faaliyetleri.
21. Bölüm: Alman Komünizminin Yıkıcı Etkileri.
22. Bölüm: İngiliz İstihbarat Servisi Raporunda Türk Mason Locaları. Bunun için de önerdiğim kitabı buraya bırakıyorum. Hatta elinde olan varsa bana ulaşırsa memnun olurum. https://www.kitapyurdu.com/...ylemleri/130648.html
23. Bölüm: Thule ve Görünmeyen Üstatlar. Buraya verelim o zaman o büyük benzerliği. “Thule Gesellschaff’m ‘Heil und Sieg’ selamını Hitler, ‘Sieg und Heil’ şeklinde kullanmıştı. Führer’in “Völkischer Beobachter” gazetesi (Büyük Almanya Nasyonal-Sosyalist Hareketi Mücadele organı) de aslında Thule’nin gazetesi idi. En önemlisi, Thule’nin sembolü olan Cermen Gamalı Haçını, Hitler Nazi Partisinin sembolü haline getirmiştir.
24. Bölüm: Bilinmeyen Lenin bölümünde Lenin’in Yahudi olduğu iddiası var. Aslında gerçek. Anne tarafından. 1975 yılında Moskovada “Lenin ve Çeka”122 adlı bir kitap yayınlandı. Bu kitapta anlatıldığına göre, Lenin, Fransız devrimcisi Robespierre’in terör metodlarını benimsemişti. 24 Ocak 1918’de Lenin komünist terörün çok daha acımasız olması gerektiğini söylüyordu.
Amerikalı yazar Richard Pipes “The Unknown Lenin” (Yale, 1996) adlı kitabında Lenin'in Sovyet Komünist Partisi gizli arşivinde saklanan ve hiçbir yerde yayınlanmamış mektup ve talimatlarını yayınladı. (Milliyet gazetesi, 13 Kasım 1999, Şahin Alpay, “Bilinmeyen Lenin.”)
Lenin’in yaptıklarından biri de oldukça dikkatimi çekti. Türklere, Kemalist olarak hitap eden Lenin burada bakın neler konuşuyor. Yazarımızdan alıntı yaparak da ekliyorum. Smirnov’un kastettiği belgelerden bazıları Pipes’ın kitabında mevcut. Bunlardan biri Lenin’in 4 Aralık 1920 tarihli Türkiye ile ilgili talimatı: “Kemalistlere güvenmeyin. Onlara silah vermeyin. Bütün gayretlerimizi Türkler arasında Sovyet propagandasının yayılması ve kendi çabalarıyla zafer kazanabilecek bir Sovyet partisinin kurulması üzerinde yoğunlaştırın.” Belgenin yorumu açık: Lenin görünürde Türk Kurtuluş Savaşına destek verirken, esas olarak Türkiye’de bir komünist devrime zemin hazırlama gayreti içindeydi.
25. Bölüm: Siyono-Komünist Devrim
26. Bölüm: Rakovski Protokolleri (Kapitalist Enternasyonal ve Devrimler) başlığında Dawes-Young Planından bahsediyoruz. Nedir bu? Dawes-Young Plânı: 1924’te yürürlüğe giren Dawes Plânı, Almanya’nın gerçekleştirmesi gereken yıllık (tazminat) ödeme tutarını belirliyor ve aynı zamanda ülkeyi yeniden ekonomik dengeye kavuşturmayı amaçlayan önlemler öngörüyordu. Dawes Planının yerini 1930’da Young Plânı aldı. Young Plânı, Almanya’nın ödemesi gereken savaş tazminatı sorununa nihai bir çözüm getirmeyi amaçlıyordu. Plân, 1930-1932 yılları arasında uygulandı.
27. Bölüm: İsrail’in Kuruluşu Versay’da mı Kararlaştırıldı?
28. Bölüm: Faşizmin Anti Sovyet Misyonu, Hitler’in Misyonuna İngiliz Desteği, Faşizmin Masonik Arka Planı, Hitler’i Kim Destekledi?
29. Bölüm: Faşist Siyonist İşbirliği.
30. Bölüm: Hitler Darbesi (1923) ki burada çok üstüne düşülen bir konudan bahsetmek gerek. “Toplama Kampları” düşüncesi, birçok insanın bildiğinin aksine Hitler’in bir buluşu değildir. İlk toplama kampı 1838 yılında ABD’deki Kızılderililer için yapılmıştı. 1901 yılında İngilizler, Boer Savaşı sırasında tutukladıkları Boerlere ‘kollektif hapis cezası’ uygulamak için ilk ‘toplama kampını açmışlardı. 26.000 Boer kadın ve çocuk İngiliz kamplarında açlıktan ölmüştü (Çocukların çoğu 16 yaşın altındaydı) Lenin, örnek aldığı Jakobenler Fransa’sı gibi, rejim düşmanı saydığını hiç yargılamadan doğrudan toplama kamplarına gönderiyordu. Ona göre bu kamplar “işçi okulu” idi. Fransız ihtilali sırasındaki Jakoben terörü gibi, Yahudi Bolşevik görevliler de kurbanlarını suya atarak öldürüyorlardı. Bela Kun (Aaron Kohn) ve Roza Zemlyaşka (Rozalia Zalkind), 1920 sonbaharında Kırım’daki Rus subaylarını suya atarak öldürtmüşlerdi. (Igor Bunich, “The Partys Gold,”St. Petersburg, 1992) 1920 İlkbaharında Siyonist Çekist Mikhail Kedrov (Asıl adı Zederbaum idi) 1092 Rus subayını suda boğarak öldürtmüştü.
31. Bölüm: Henry Ford ve Adolf Hitler. Ford’un ünlü mucidi ile Hitler’in yakın dostluğunu ve 4 ciltlik Beynelmilel Yahudi kitabını yazdığını öğreniyoruz. Rusya’da da aynı fabrikanın kurulduğu; hatta Amerikan – Vietnam savaşında ABD ordusuna karşı da Ford’un kamyonlarının Vietnam tarafından kullanıldığı anlatılıyor.
32. Bölüm: Hitler’in Yükselişi ve Wall Street. Burada da Hitler’i başa getiren Yahudi gruplarından dönemin belge ve yazılarıyla söz ediliyor.
33. Bölüm: New York Borsasının Çöküşü.
34. Bölüm: Hitlerin Masonik Kartı: H. Schcht.
35. Bölüm: Thule Biraderi Rosenberg’in İngiltere Misyonu.
36. Bölüm: SS Generali Banker Schröder.
37. Bölüm: Berlin ve Moskova Arasındaki Loca.
38. Bölüm: Sovyet Nazi İttifakı.
39. Bölüm: Uluslararası Siyonizm Hitler Almanya’sına Savaş Açıyor. Siyonistlerin savaş ilanından bahsediyor. Yahudi Dünya Ligi Başkanı Bernard Lecache (1932), Daily Express (24 Mart 1933) Uluslararası Yahudi Fedarasyonu Başkanı Samuel Untermeyer (Ağustos 1933), Yahudi Terör Örgütü (Irgun) Başkanı Vladimir Jabotinsky (21 Ağustos 1933), 23. Siyonizm Kongresi Başkanı Hayim Weizmann (savaştan önce gene) hep Almanlara savaş ilanı etmişler. Bakın Hitler'e değil; Almanlara. Yani şuan bu mevcut hükumet yerine hepimize birden bir başkasının küfür etmesiyle eş değer. Gerçekten de tarih çok karmaşık, acayip ve irdeledikçe kafaların karışmaması mümkün değil. Özellikle de bunu 20. yüzyıl için söylemek oldukça mümkün.
40. Bölüm: İspanya İç Savaşı ve Masonluk. Son bölümde ise İspanya Kralı Primo de Rivera'nın ölümü (öldürülmesi) ve cesedinin kaçırılması sonrasında masonların etkisi ve yaptıklarıyla aslında güçlerinin ne denli etkili olduğunu bir kere daha okuyarak kitabımızı bitiyoruz. Ardından İspanya iç savaşı ve son dönemde de gündeme gelen ama yazarın eklemediği Katalanların da nereden destek aldığı anlaşılıyor.
Böylelikle uzun ve detaylı bir kitabımızın daha sonuna geliyoruz. Biraz yorucu olsa da değdi. Son kitabımızı da önümüzdeki günlerde (Yarın) bitirmeyi planlıyorum ama bakalım. Oldukça yorgun düştük bu ara. Kolay gelsin, keyifli okumalar..
500 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Bu sefer biraz daha sizlere kolaylık olması açısından (çaktırmayın bana da) içindekiler kısmını buraya koyarak birkaç cümle ile kapatmaya çalışacağım. Yazar çok fazla konuya, çok farklı kanalları kullanarak ve bunları tek bir noktada toplayarak ilerliyor. Kalemi kötü değil lakin işlediği konular gerçekten de çok ağır. Benim bile 2 günümü alıyor. Oldukça şaşırtıcı konuları işlediğini de belirtmek gerek.
https://i.hizliresim.com/EDd1zg.png
https://i.hizliresim.com/j6O7vW.png
https://i.hizliresim.com/2a30YE.png
Özellikle 2. Dünya Savaşı, Masonlar, Gizli Güçler ve Yahudiler üzerinden ilerleyen bir kitap. Yazara bir de ‘Günümüz’ konulu kitap çıkarmasını keşke söyleme fırsatım olsaydı. Resimlerde de anlaşıldığı üzere işlenen konular belli ve okumak isterseniz uzun dönemde de sindire sindire okunacak bir eser. Şimdiden keyifli okumalar, mutlu günler dilerim..
456 syf.
Dünya’nin gizli tarihi kitaplarının yazarından Hitler hakkında çok çarpıcı bir kitap.

Yorumlara bakınca ilgimi çekmişti ancak umduğumu bulamadım. Mutlaka okunmalı diyemem. Çok karışık yazılmış. Bir yerden sonra dağılıp gidiyorsunuz ama ilginç bölümleri de yok değil. Şans verebilirsiniz.
490 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Şimdi sizlere Sadık Koçak’ı zorla etkileyen 3 kitaplık ilki 36 bölümden oluşan ve “Al La Sen Seversin” yorumlarının dolu olduğu bir kitapla tanıştıracağım. Antik Çağlardan Günümüze diye Mısırdan başlayarak gelen bu eserin her bölümünü tek tek inceleyelim şimdi (Şaka şaka size böyle bir kötülük yapar mıyım hiç?). Spoiler vardır, muhtemelen de olmaya devam edecektir.
Mısır Gizemleri, Babil Kardeşliği, Gurdjerf ve Sarmung (Sarman) Kardeşliği, Tevrat ve İncil Mitleri Eski Ahitteki Atalar ve Firavunlar, Essenliler veya Zadok’un Çocukları. Gnostikler, Haşişiler (İslamda Ezoterik Bir Örgüt Örneği) Nizari İsmaililerin Kökeni, Süleyman Tapınağının ve Hz. İsa’nın Fakir Askerleri Tarikatı: Tapınakçılar. Cizvit Tarikatı. Bahsedilen konularımızdan.
Bununla beraber, Gül Haç Kardeşliği, Masonluk, Okültizm ve Gnostizm, Hür Masonluğun Kökenleri, Büyük Loca Dönemi, Alman Tapınakçıları ve Fransız İlluminizmi, Yahudi Kabalistler, Sabataycı – Frankist Elit, Rothschild’lerin Sabataycı Mesih J. Frank ile İlişkisi konu ediliyor.
Bavyera Aydınlanmışları (İlluminati), İlluminizm’in Fransız İhtilali Üzerindeki Etkileri, Fransız İhtilalinin Finansörleri gibi giriş konularını işliyoruz. Ardından ABD’ye geçiyoruz. İlk Mason Cumhuriyeti. (ABD – Dünyanın İlk Mason Cumhuriyeti), İlluminati ve Kaos’tan Doğan Düzen Planları işlenen konular.
Etniki Eterya (Ulusal Kardeşlik) başlığı ile birlikte artık ne zamandır beklenen “Türkler Ne Zaman Dahil Olacak Yazar Bey” sorularının cevabını alıyoruz. İlk dönem tarihi göz önüne alındığında bizden daha çok bahsetmesini isterdik ama Hristiyanlık – Yahudilik – Masonluk üçgeninden kurtulup yazarımızın yavaş yavaş Türk Milletine yönelmesi için tam 350 sayfa beklemek gerekiyormuş demek ki.
Sonra Suikast’e kadar Türklere gene ara veriliyor ve Marx ve Engels’in Akıl Hocası; Haham Moses Hess, 1848 İhtilali – İlk Dalga, 1848-49 İhtilali | İkinci Dalga ile devam ediyoruz. 1870 Alman - Fransız Savaşı ve III. Napolyon’un Devrilmesi, Yahudi Masonluğu B’nai B’nai B’rith’in “İskoç Masonluğu” ile Birleşmesi ve son olarak da Anglo – İsrail veya İngiliz – Yahudi Medeniyeti, konusunu işleyerek asıl beklediğim konuya geliyoruz.
Burada bizden (Türkler) bahsedilen 3 bölüm daha görüyoruz. II. Abdülhamid’e Karşı Düzenlenen İhtilaldeki Yabancı Parmağı, 1908 Jön Türk İhtilali ve Masonluk ile son olarak Yahudiler ile oluşan Kırmızı Tezkere olayında Abdülhamid’in bakış açısının mükemmeliyeti ve İttihatçıların tekrardan zorunlu olarak onun sistemine dönüş yaptığı kitabımızın son konusu Siyonistler ve Jön Türkler!
Bunun yanında Siyonizm’in üzerinde durulan; Siyonizm’in İdeolojik Temelleri, Theodor Herzl ve Siyonizm, 19. Yüzyıl Sonunda Modern Okültizmin Öncü Akımları, Leon Troki ve 1905 Yılındaki Hükumet Darbesi Teşebbüsü.
Peki, bu kitapta tam olarak neyi okuyoruz? Bir hayli fazla içerik olduğu gözümüze çarpıyor çünkü. Başta Yahudiler olmak üzere dünya üzerindeki örgütlerin sadece Osmanlı veya Türkler değil; Dünya üzerinde de ne kadar etkili olduğunun altını çizme planı aslında. Özellikle belgelerle ortaya koyduğu Albert Pike’nin (33 derece mason, 1809-1891) Dünya Savaşı planı ortaya koyduğu kısım beni çok etkiledi. 3 planın 2si tuttu, 1i de oldu olacak. Gerçekten oldukça şaşırtıcı bir sistem olduğunu görüyoruz. Bilgilenmek ve kültür adına, biraz sıkıcı tarih olarak gelse de okunmasının çok da zor olmadığı kanaatindeyim.
Güzel bir hafta sonu sabahından günaydınlar ve keyifli okumalar dilerim..
256 syf.
''Yönetmek'', kelimesini çok fazla düşündürmüştür bu aile bana. Belli ki kadim bir aile. 1500 ve günümüz tarihini ele alarak; Dünya'nın hangi standartlara sahip olacağına dair belirli kararlarda imzası olan bir aileyi okuyacaksınız. Daha çok servetleri konuşturuyor insanları fakat, servetlerinin üzerine oturttukları devasa yönetim sistemleri var ve bunu sayfalar ilerledikçe öğreniyorsunuz. Kitabın başı insanı bir yerden yakalıyor zaten, okuyun..
224 syf.
·Beğendi·6/10
Valla bu kitap hakkında ne yazılır,ne yorum yapılır bilemedim.


Turgut GÜRSAN'ın yorumlamaya çalıştığım 2.kitabı,daha önce Dünya Tarihinin Perde Arkası adlı kitabını okumuş ve incelemesini sunmuştum.O incelemede aynen şunu söylemiştim "Bir çok yerde bu adam uçuyor dediğimiz halde Belki... ve Acaba... demekten de geri kalamıyoruz.

Yazar geniş bir araştırmacı,tarzı değişik Komplo Teorileri dediğimiz tarzda kitaplar yazıyor.Nette dolaşırken şans eseri Dünya'nın düz olduğunu iddia eden araştırmacı ve Bilim İnsanlarına rastlamıştım (Evet evet!!Yanlış duymadınız Dünya düzdür diyen bir çok Bilim İnsanı var) Bu kitapta diğeri gibi aynen şu şekilde okunuyor :O Şaşkınlık ve hayret kitap boyunca sizi biran bile bırakmıyor.,bilim kurgu roman okuyorum havasında geçti gitti.

Gürsan bu kitapta da Bilim İnsanlarının ve araştırmacıların ,Dünya'nın içinin boş olduğu ve o boşlukta başka çok çok gelişmiş ve kesinlikle bizden uzak duran üstün bir insan ırkı olduğu iddiasını güdüyor.

Kitabın iddiası bu yönde,okudukça olur mu ya öyle şey! ve olur mu olur! diyorsunuz.

Turgut GÜRSAN kendine has bir yazar,kafayı mı yemiş veya çok iyi bir araştırmacı mı karar veremedim,söyleyebileceğim sadece kitaplarına nasıl bakarsanız bakın eğlenceli bir okuması olduğu.

Bilim-kurgu,Komplo Teorisi tarzı kitapları seviyorsanız ve birazda şaşkınlık yaşamak istiyorsanız,belge ve fotoğraflarla desteklenmiş iddiaları okumalısınız,her ne kadar biraz uçuk olsa da bana eğlenceli geldi.

240 sayfa 2 gün oda okumaya sık sık ara verirseniz,şunu da unutmadan belirteyim,bu kitabı okursanız yine diğer kitapta olduğu gibi Google'dan fazla uzaklaşmayın,soracağınız ve öğrenmek isteyeceğiniz çok şey olacak.


Tanıtım Yazısı;

Dünyamızın içi boş mu? Boş Dünya teorisi nedir? / Kutuplarda yeraltına inen açıklıklar var mı? / Anadolu'da yeraltı uygarlığı yaşadı mı? / Efsanevi uygarlık Atlantis'in gizli tarihi hakkında neler biliyoruz? / Yeraltında Alman kolonileri kuruldu mu? / İlk atom bombasını Almanlar mı yaptı? / ABD; Irak'ta gizli Alman üslerini mi hedefliyordu? / ABD, Irak'la eşzamanlı olarak Güney Kutbu'ndaki alman üssü Neuschwabenland'a operasyon düzenlendi mi? / Satanist Kara Aristokrasi nedir? / Amerikan Gizli Hükümeti kimlerden oluşur? / Kloncu Rael tarikatının İsrail bağlantısı var mı? Sirius yıldızı, Süleyman Tapınağı ve UFO'ların bağlantısı nedir?..
"Hitler Almanyası'nın Gizli Tarihi" yazarından, dünya tarihi ve siyasetine ilişkin gizemli bilgilerin derlendiği zihin kurcalayıcı bir eser...
272 syf.
·Beğendi
Çok başarılı bulduğum bir eser oldu. Agarta ve yeraltı uygarlıkları ile ilgili pek çok bilgi mevcut. Bunun yanında ufolar ve nazi almanyası ile ilgili çok enterasan bilgiler de mevcut. Agarta ve yeraltı uygarlıklarına merakınız varsa kaçırmayın derim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Turgut Gürsan
Unvan:
Araştırmacı yazar

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 194 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 205 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.