* İlber Ortaylı temel olarak hayatımızın dört yaş grubu olarak gruplanabileceğinden bahsediyor ve bu yaş gruplarını: 12–25 yaş arası, 25–40 yaş arası, 40–55 yaş arası, 55 yaş ve üzeri olarak gruplandırıyor.
* 12–25 yaş arası: Bu yaş grubunda insanların olabildiğince bilgi edinmesi gerektiğinden bahsediyor ve bu yaş aralığını genel olarak maksimum bilgi edinme ve kendini tanıma süreci olarak değerlendiriyor. Ayrıca yağlı yemeklerden vazgeçmek, sigara ve alkolün kullanılıyorsa bırakılması veya azaltılması ve spor gibi etkinlikler ile kendi vücut sağlığımızı en iyi şekilde tutmamız için çabalamamız gerektiğinden bahsediyor. Bu yaş aralığında en dinç hafıza durumuna sahip olunduğundan ve bu yaş aralıklarında öğrenilen bilgilerin daha kalıcı ve ileri ki yaşlar için daha yön gösterici bilgiler teşkil ettiğinden bahsederek bu yaş aralığında yaptıklarıyla adını duyurmuş ünlü simalardan (Leibniz, Lermontov, Schubert) söz ederek konuşmasını sonlandırıyor.
* 25–40 yaş arası: Bu yaş aralığını genel olarak 12–25 yaş aralığında tam olarak gerçekleştiremediğimiz (eksik kalmış) işleri tamamlayarak ve olabildiğince çok eser vererek geçirmemiz gerektiğinden bahsediyor. Ve bu yaş aralığından sonraki yaş aralıklarında hafızanın ciddi anlamda zorlandığından ve yeni bir bilgi öğrenmenin (saz çalma örneğini veriyor) çok daha zor olduğundan bahsediyor.
40–55 yaş arası: İlber Ortaylı bu yaş grubunda insanların “bilgelik” adı verilen bir tavıra büründüğünden bahsederek, bu yaşlarda bilgi edinme hızının daha yavaş olması ile birlikte belki de daha keyifli olacağından bahsediyor. Ve bu dönemin verimlilik açısından çok önemli olduğundan söz ediyor.
55 yaş ve üzeri: İlber Ortaylı bu yaş grubunu, “Ustalık Dönemi” olarak adlandırıyor ve bu yaş grubuna kadar edinilen bilgi birikiminin korunması