"Satranc hayat gibidir David," demişti babam. "Her parçanîn kendi işlevleri vardîr. Bazîlarî zayîftîr, bazîlarî îşe güclü. Bazîlarî oyunun başînda inişe yarar, bazîlarîysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasîn. Aynen heyatda olduğu gibi, satrancda skor tutulmaz. On parçanî kaybedib, yine kazanabilirsin oyunu. Satrancîn güzelliği budur íşte. Ísler her an tersine dönebilir. Kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanîn üzerindeki olasî hamlaleri ve anlamalarînî íyi bilmek ve karşîndakînîn ne yapacağînî kesdirebilmek."
"Yani bu geleceği tahmin etmek gibi bir şey mi?" diye sordu Caine.
"Tahmin etmek ímkansîzdîr. Ama şimdiki zamanî çok íyi bilirsen geleceği kontrol edebilirsin."
Bazî insanlarî toprağa ğomeriz, ama öyle inananlar vardîr ki,onlarîn kefenleri yüreğimiz olmuştur, anîlarî her gün kalbimizin çarpîsîyla beraberdir.,soluk alîr gibi onlarî düşünürüz, aşka özgü bir ruh titreşiminin tatlî yasasîyla varlîğîmîza sinmişlerdir. Bir ruh var ruhumda. Ben íyilik mi ettim, gözel bir sözmü söyledim, içimde bulunan o ruh haraket ediyor, konuşuyor ;havaya yayîlan güzel kokunun bir zambakdan gelişi gibi.Bundan böyle, gözlerim bulutla kararîr, bakîşlarîm uzun uzun dünyayî seyrettikden sonra gökyüzüne çevrilirse, bütün sözlerinize özenlerinize rağmen ağzîmdan tek kelime çîkmazsa :Ne düşünüyorsunuz?diye sormayîn bana.