9/10
·272 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:46
17 HAZİRAN#okudumbitti Herkes anne baba olmamalı dedirtten 17 Haziran kitabını bir solukta çok severek okudum… 45 yaşındaki Vidar’ın öğretmenlik mesleğinde bir öğrencisine darp uygulaması iddiası sonucu meslek hayatında sorunlar yaşamaya başlamasıyla okuyucu bir anda 17 Haziran 1986 gününe yani Vidar’ın 8 yaşındaki anına gider… Parçadan bütüne doğru zekice kurgulanan 17 Haziran kitabında bir çocukluk travmasına şahit olan okuyucu narsist bir annenin etkisinde kalan birey olma yolunda tökezleyen bir insanın içsel çatışmasında yol alırken herkesin içindeki çocukla bağlantı kurup onun yaralarını iyileştirmesi mesajını da çok güzel somutlaştıran bu kitap kesinlikle okumalı… Yazarın yetişkin Vidar’ın telefon ile 8 yaşındaki Vidar ile diyaloğunu kurguya çok güzel yerleştirip ona gelecekten haberler vermesi beni en çok etkileyen bölüm olurken anne ile babanın bencilce kendi dünyalarında yaşayıp iki çocuklarına karşı duyarsız olmaları en çok kızdığım bölümler oldu… Özgün bir kurguya sahip bir soluk da okuyacağınız bu kitap gönülden tavsiyemdir…
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026847 okunma
Çocukluğunuz ile konuşmak ister misiniz?
9/10
·272 syf.·
2026 64. kitabı
İnsanın kendi çocukluğuna yaptığı yolculuğu, çocukluk haliyle konuşmasını ve çocukluğun gerçekten geride kalıp kalmadığını sorgulatan, insanın kendi geçmişiyle yüzleşmesini farklı bir kurgu üzerinden anlatan etkileyici bir kitap. Kısaca diyebiliriz ki çocukluğuna geri dönüp kendini anlamaya çalışan bir adamın hikayesi. Öğretmen olan Vidar, bir sebeple açığa alındıktan sonra evinin bodrum katında, çocukluğunun geçtiği yazlık evden kalan eşyaları karıştırırken eski bir telefon rehberi buluyor ve listedeki numaraları aramaya başlıyor. Aradığında ise karşısına kendisi, annesi, babası ve ablası çıkıyor. Tarih hep aynı: 17 Haziran 1986. Bana kalırsa, psikoz ile deliliğe sürüklenme var kitapta. Yazar bunu açık açık söylemesede okuyucunun bunu keşfetmesine bırakmış. Vidar her aradığında aynı güne bağlanıyor. Yazar geçmiş, hafıza, aile ilişkileri ve insanın kendisiyle hesaplaşması üzerine, sürükleyici kurgusu ve akıcı diliyle merak duygusunu canlı tutuyor. Sadece finali beni pek tatmin etmedi, bu bu kadar sürekleyici ilerleyip sonu sönük kaldı, daha iyi bitebilirdi. Yazarın Malma İstasyonu kitabını daha önce okumuştum. Bu kitabını daha çok beğendim. Puanım 9/10. Son olarak bence kitapta biraz Gece Yarısı Kütüphanesi esintileri var. Fantastik bir zaman yolculuğu kısmını özellikle çok benzettim.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026847 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·272 syf.··
2026 48. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 20:49
Kendi çocukluğunuzla konuşma şansınız olsaydı ona ne sorardınız? Alex Schulman'ın son romanı olan "17 Haziran" benim yazarla tanışma kitabım. İskandinav edebiyatını genelde kaba bulmuşumdur ta ki Schulman'a kadar... Metne bayıldım.. O kadar çok paylaşıldı ki eminim pek çok kişi konuya hakimdir, ben bilmeyenler için kısaca özetlemek isterim: Metin ana kahramanımız Vidar'ın bir kolide tesadüfen 1980'lerdeki yazlık evinin numarasını bulmasıyla başlıyor. Öylesine aradığı telefon açılıyor ve karşısındaki ses yıllar önce ölen babasının sesi.. Başta küçük bir heyecan olarak başlayan bu arama, bizi Vidar'ın çocukluğuna götürüyor. 17 Haziran 1986 tarihine... Her aramanın aynı tarihe çıkmasının nedenini Vidar'la birlikte keşfetmeye hazır mısınız? Kitap o kadar merak uyandırıcıydı ki bir günde bitirdim. Metnin kurgusu zekice inşa edilmiş, ipuçları o kadar ustaca yerleştirilmiş ki hayran olmamak imkansız. Metin bana şunu sordurdu: Ya şu an gayet iyi olduğunu düşündüğünüz çocukluğunuz aslında hiç de öyle değilse? O telefon görüşmesini yapmayı mı tercih edersiniz, yoksa o telefonu kapatır ve olanları unutur muydunuz? Vidar için ikincisi seçenek bile değil.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026847 okunma
17.06.1986
9/10
·272 syf.·
2026 56. kitabı
Kendi çocukluğumla konuşmak ister miydim? Kesinlikle evet.:) Her şey Tarih öğretmeni olan Vidar'ın okulda yaşanan bir olay sonucu açığa alınması ile başlıyor. Vidar evinde eski yazlık evlerinin numarasını bulup arayınca ölen babası ile konuştuğunu farkediyor ve o numaranın geçmişte bir güne 17 Haziran gününe açılan bir kapı olduğunu farkediyor. Yaptığı bu telefon görüşmelerinde kendi çocukluğu ile de görüşüyor.Tabi bu da kendi bastırılmış anılarının ortaya çıkmasına neden oluyor. Kaçmak istediği çocukluğunun tam olarak ortasında buluyor kendini. Her ne kadar kurgu bir roman olsa da gerçeklikle de bir o kadar bağlantılı bir kitap. Çocukluğumuza dair bazı günler hafızamızdan silinir. Belki de hatırlamamak bizim için daha iyidir. Bu kitapta net olarak hissettiğim şey bu idi. Yani bazen hatırlamamak en güzeli. Okuyacak olarak şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026847 okunma
17 Haziran 1986
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 02:06
Alex Schulman ile ilk tanıştığım kitap oldu. Başta yazım dilinin çok sade olması dikkatimi çekmişti. Ama sonra sayfaların birbiri ardına geldiğini ve tüm kitabın hızla bittiğini gördüm. Genel olarak büyük olaylar yok genel olarak atmosfer, duygular ve merak üzerine yazılmış. Ama hikayesi oldukça güçlüydü ve su gibi akıp gitti. Vidar neyi hatırlamıyor? Ve neden unuttu? Soruları sonunda bir trajediye bağlanıyor. Kesinlikle favori kitaplarımın arasında yer aldı.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026847 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2026 53. kitabı
Selam! Sizlere, @gurkanuluchan kaleminden çıkan ve Şerife tarafından yayımlanan #CadıNeşteri ile geldim. Bu hikâyede rotamızı 80'li yılların Kıbrıs'ına çeviriyoruz. Eğer 80'ler denince aklınıza yalnızca renkli, eğlenceli ve nostaljik bir atmosfer geliyorsa, yanılıyorsunuz. Çünkü bu roman; nostaljiyi korku, gerilim ve intikamla ustalıkla harmanlıyor. Gürkan Uluçhan'ın kendine özgü ve cesur bir kalemi var. Yazar, akran zorbalığına ışık tutarken günümüzde de sıkça karşılaştığımız şiddet, küçümseme ve psikolojik baskı gibi konuları etkileyici bir şekilde ele alıyor. Kelimelerle kurduğu atmosfer sayesinde gerilimi ve korkuyu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Gelelim Kitabımıza... İnanç, arkadaşları tarafından uzun süredir ağır bir zorbalığa maruz bırakılmaktadır. Kendilerine "Mahşerin Dörtlüsü" adını veren grubun üyeleri arasında yalnızca Besime, yapılanlardan rahatsızdır. Radiye ise sahip olduğu gücün ve ailesinin nüfuzunun arkasına sığınırken, Faika ve Emetullah da onun etkisinden çıkamaz. Bir gün İnanç, arkadaşlarına verdiği anket defterini geri almak için onların toplandığı eve gider. Ancak onu burada korkunç bir son beklemektedir. Yaşanacakları öğrenen Besime ve Timur engel olmaya çalışsalar da çok geç kalırlar. İnanç, yaşanan olaylar sırasında yüksekten düşerek hayatını kaybeder. Radiye'nin ailesi ve diğer güçlü ailelerin devreye girmesiyle olay örtbas edilir. Timur bursuyla, Besime ise tehditlerle susturulur. Polisler bile İnanç'ın ailesini ciddiye almaz. Oğlunun acısına dayanamayan annesi de yaşamına son verir. Fakat hikâye tam da burada başlar. Bu gençlerin hesaba katmadığı karanlık bir gerçek vardır: Hayatına son verdikleri çocuk sıradan biri değildir; çok güçlü bir cadının torunudur. Sitare, Nazi kamplarında ailesini kaybetmiş, çocuklara yapılan korkunç
2026 Okuma Raporları
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma