Bazı insanlar bir kentin hafızasında taşlara siner, sanki her sokak onların adımlarını hâlâ duyar.
Tahir Elçi de öyleydi… Sözünü bir suskunluğun içinden değil, adaletin ağır ve yorucu yollarından çıkaran bir insandı.
Bir dava değil, bir vicdan büyütüyordu içinde.
Yaşamı boyunca kavganın değil, hakikatin izini sürdü;
çünkü o çok iyi biliyordu ki adalet, en çok da gürültüye teslim olan yerlerde kaybolur.
Ve o, kaybolmuş her şeyin ardından ömrü boyunca yürüdü:
Bir kimliğin, bir insanın, bir acının, bir tanıklığın…
Diyarbakır’ın kadim taşları arasında son kez konuştuğunda,
sözü bir insanın son kelimeleri olmaktan çıkıp bir toplumun vicdanına dönüştü.
Ardında sadece bir soru değil, bir eksikliği bıraktı:
Bu ülke adaleti ne zaman sadece adalet olduğu için sevecek?
Bugün onu anmak, yalnızca bir kaybı hatırlamak değildir;
aynı zamanda adaletin yorgun ama vazgeçmeyen yüzünü selamlamaktır.
Çünkü bazı insanlar ölmez…
Onlar, unutulmasın diye değil;
adalet unutulmasın diye hatırlanır.
#TahirElci