Murti

Murti
@19Murti05
Kuş ölür , Sen uçuşu hatırla
Öğretmen
Muş/Mersin
17 Temmuz
746 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İnsanı asıl yoran acı değil, anlamsızlıktır.
Puan vermedi·416 syf.··
2025 1. kitabı
Irvin D. Yalom’un “Nietzsche Ağladığında” romanı, felsefe ile psikolojiyi bir araya getirerek insan ruhunun derinliklerine cesur bir yolculuk sunuyor. Kitapta, ünlü filozof Friedrich Nietzsche ile doktor Josef Breuer’in karşılaşması üzerinden; acının anlamı, özgürlüğün ağırlığı, insanın kendisiyle hesaplaşması ve iç dünyasını iyileştirme çabası etkileyici bir şekilde ele alınıyor. Yalom, karakterlerini yalnızca konuşturmakla kalmıyor; onların korkularını, bastırılmış arzularını ve kırılgan taraflarını da okurun önüne seriyor. Roman ilerledikçe, aslında herkesin hem “tedavi eden” hem de “tedaviye muhtaç olan” bir yanı olduğu hissi güçlü biçimde yerleşiyor. Sonunda eser, okura önemli bir düşünce bırakıyor: İnsan bazen acısından kurtulmayı değil, ona anlam yüklemeyi ister; çünkü anlamlandırılan acı, yaşamın bir parçasına dönüşür. Düşündüren, iz bırakan ve kapattıktan sonra bile zihinde dolaşmaya devam eden bir kitap.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Murti

, bir kitap okudu
Puan vermedi·416 syf.··
2025 1. kitabı
Irvin D. Yalom
9/10 · 70,1bin okunma
“O iş aslında öyle değildi ama hiç uzatmadım. Peki dedim, hayatımın ‘peki’ makamındayım. Olana, bitene, gelene, gidene, kalana, ölene… Peki.” İnsan bazen haksızlığa uğrar, bazen yanlış anlaşılır, bazen içini anlatmak ister ama anlatmaz; çünkü bilir ki bazı şeylerin açıklaması yoktur. Zamana bıraksan yorar, üzerine konuşsan tüketir, kavga etsen ruhunu yıpratır. Bu yüzden bir yerden sonra, haklı çıkmaktan vazgeçip huzurlu kalmayı seçersin. “Peki” demek yenilmek değildir; yorgunluğunu kabul etmektir. Her şeyi kontrol edemeyeceğini, insanları değiştiremeyeceğini, bazılarının da olduğu gibi kalacağını anlamaktır. Gelen gelir, giden gider… Zorlayan, kalan, kıran, iyileştiren… Hepsi hayatın bir parçasıdır. Sen sadece olgunlaşırsın. Ve bir gün dönüp bakarsın: Savaşmayı bıraktığın yerde büyümüşsün, susmayı seçtiğin yerde güçlenmişsin, “peki” dediğin yerde aslında kendini korumuşsun. İşte bu yüzden bazen en büyük direniş, hiçbir şey için yorulmamayı seçmektir.
“İnsan ilişkileri bir deney gibidir; herkes hipotez kurar ama sonuçlar karakterle belirlenir. Bazıları kanıt olur, bazıları sadece hatırlatıcı hata payı...
Bazı insanlar insana yaklaşır; dokunuşu umut gibi, sesi olasılık gibi gelir… Ama her yaklaşma aynı derinliği kurmaz. Kimileri yalnızca hissi uyandırır; devamını getirecek ruh gücünü ise taşıyamaz. İncelik, emek ve süreklilik ister; herkesin yüreği buna hazır değildir. Nazım Hikmet’in dediği gibi, “En güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız…” bazen insan tam da bu yüzden geriye değil, ileriye bakmayı öğrenir. Çünkü bazı ihtimaller yalnızca “istemekle” değil, taşıyabilmekle gerçek olur.