Ahmet KURT

Ahmet KURT
@1AK1
Efsane Kadın Nene Hatun
 ‘’Halk savaştan yılmıştır, askerin durumu da ortadadır. Yüzüne ciddi ve sesine de samimi bir ifade vermeye çalışıyordu Karabet. ‘’Biz Osmanlı’ya sadığız, ancak söz dinlemezlerimiz de vardır. Ortodoks kardeşlerinin zaferine dua eder, dururlar.’’ Bakışlarını işçilere çevirmişti. ‘’Siz tartın ben geleyim.’’ Fatih Çavuş’un morarmış yüzüne bakıyordu. ‘’E, takdir neyse o olur. Soğuklar başladı ya, artık iyice sıkıştırır bu meret beni. Sen az bekle hele, ben memişhaneye gidip geleyim. Bizim at arabacı Kosti de zaten poliçeci Evak’a odun götürdü, şimdi döner, onun arabasına yükleriz, götürürsün.’’ s.148  ‘’Boruzen Asım, gözlerini kocaman açmıştı: - Ateşin altını körüklüyorum ya asker ağam! - Ateşin altını mı? Diye sordu asker. Kaş göz hareketi yaptı arkadaşlarına. Gülmeye başlamışlardı. ‘’Duydunuz mu kardeşler? Hani nerede o üflediğin ateş? ‘’ - Tabii.. ‘’dedi Boruzen Asım, çocuksu sesiyle. Doğrulmuş, askerlerin gülmesinin bitmesini bekliyordu. - Bir düşünsenize: Ben üflemesem siz böyle nasıl kaynardınız? s.158  Boruzen Asım, ‘’Dayı! Göge çıktım, kulağıma çıtırtı geldi. - Ne? Ne geldi? - Çıtırtı, çıtırtı ! - Ha ! Ne işin vardı ki gökte senin? - Yıldızları saymaya gittim ya! - Ha ! - Gece bekçisiyim ya ben, yıldızları sayarım her gece! s.165
Nesil Yayınları
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Efsane Kadın Nene Hatun
 ‘’Muhterem cemaat! Bakın size ne diyeceğim. Ben seksen yaşına gelmiş bir adamım. Biliyorsunuz, dedem Necati Efendi, 1829 Rus Harbi’nde şehit oldu. Oğlum Fikri Efendi, Kırım Harbi’nde şehit oldu. İşittiniz, Kasım, bir-iki yerinden ufak tefek yaralanmış, hasta olmuş, şu bu sebepten köye geldi, şiddetle tedip edip birliğine yolladım.’’ Başını eğmişti, yüzü hüzünlüydü. Beyaz sakalını sıvazlamaya devam etti bir süre. Sonra ağır hareketlerle bakışlarını kaldırdı. ‘Bana öyle geliyor ki, onlar öldüğü için biz bu topraklara ‘’vatan’’ diyoruz ve burada yaşayabiliyoruz.’’ Mihrabın yanında üzeri kilimle örtülmüş bir taşı yerinden almış, iki eliyle tutarak havaya kaldırmıştı: - Bu nedir muhterem cemaat? Diye sordu. - Köylüler şaşkınlık içinde bakışıyorlardı. Kimi de bıyık altından gülüyordu. Sağdan soldan, gösterdiğinin taş olduğunu söylüyorlardı. Taşı yere indirdi. Eliyle kıble tarafının duvarını gösterdi: - Ya bu nedir muhterem cemaat? - Oda duvar ! Dedi bir köylü, diğer köylülerin gülen yüzlerine bakarak, bunları bilmeyecek ne var ki hocam? - Doğru! Bunları bileyecek ne var? Evet bu bir taş, sadece bir taş! Oda bir duvar ama koca bir duvar! Bakışları cemaatin içinden birini arar gibi dolaştı Hoca Sabri’nin. Hah! Taştan Usta.’’ - Buyur hocam, ellerinden öperim ! Dedi Taştan. Ellerini göbeğinin üstünde bağlamıştı, Dizlerinin üzerinde saygıyla bir miktar ilerledi. - Sen taş ustasısın. Bize söyle! - Estağfurullah. Buyur kurban olayım. - Bir taşla duvar yapılır mı? - Haşa ! dedi Taştan, ciddi bir yüzle. Tek taşla duvar olmaz hocam. Evet, tek taşla duvar olmaz, cemaat. Ama taşlar bir araya gelir ve bir arada durursa artık ona taş demezler, ‘duvar’ derler, öyle değil mi cemaat? Duvar, evdir, camidir, kışladır, çarşı pazardır, dairedir, namustur ! Öyle mi? Öyle daha! Duvar millet
Nesil Yayınları
Alıntı
Efsane Kadın Nene Hatun
 ‘’Malum Erzurum bugünlerde çok karışık. Esnaf ateş üzerinde oturuyor. Memleketin akibeti, Erzurum’un hali nice olacak? Bizleri ne bekliyor? Bilmiyoruz.’’ s.99  ‘’Oy Urus, seni dilim dilim dilimlenesin Urus ! Ne istersin bu milletten Urus! Hıçkırıyordu. Sesi kalınlaşmıştı. ‘’Allah’ım ! Ümmet-i Muhammed’in evladını koru, yavrumu sağ salim aramıza döndür..’’ s.109  ‘’Lazım değil, asker ekmeksiz kalmasın da, bizim çuvallar da kışa kalsın.’’ s.111  ‘’Canım, hocam, sizinki de yani !.. diye çıkıştı bir köylü, ‘Gittiğimiz yer de Osmanlı’dır! Gerekirse oradan da öteye gideriz.’’ Bayburt’a? Gümüşhane’ye? Trabzon’a?.. Hocam, ben size bir şey diyeyim mi? Gerekirse İstanbul’a kadar gideriz.’’ s.125
Nesil Yayınları
Alıntı
Efsane Kadın Nene Hatun
KİTAPTAKİ GÜZELLİKLER :  Asker evlatlarımız, Zivin’de, Halyaz’da Rusların hak ettikleri köteği kaç kere attı ! Hele Zivin’deki o muazzam savunması dillere destan oldu. Ta Avrupa gazetelerine yansıdı. Şaşkınlık, hayranlık ve kıskançlığa sebep oldu.’’ s.37  ‘’Bu sırada Kumandan Gazi Ahmet Muhtar Paşa beni çağırttı. Çadırına yaklaştığımda matarasının suyunu kullanarak abdest alıyordu. ‘Salih bey, içeri geç, biraz oyalan.’ Dedi. Sonra kendi de içeri gelerek kaputunu yere serdi ve üzerinde sabah namazını kıldı. Birkaç rekat daha ilave etti. Secde-i Rahman’da başını bekletti. Ellerini açıp zafer duaları etti.’’ s.42  Ahmet Muhtar Paşa, Kızıltepe’nin üstünde, askerle yan yana. Şeyh Şamil’in oğlu Gazi Muhammed Paşa’nın Dağıstan süvarileri, Maksut ve Ahmet Ağalar’ın kumanda ettikleri Kars bölgesinin Camadanlı, Zeylanlı ve Kaskanlı aşiret süvarileri.. Hepsi de aslanlar gibi saldırıyor ve düşmanı kırarak tepeden aşağı döküyorlar. Güneşin ilk ışıkları kanlı kılıçlarda yansıyor. İşte işte üç erimiz şanlı bayrağımızı tepeye diktiler. Elhamdülillah.. Kızıltepe artık piyadelerimizin elinde.’’ s.43  ‘’Koca adamlarız, amma heyecanımızı yenemiyor, dalgalanan bayrağımıza bakıp bakıp ağlıyoruz be yahu ! Herkesin dilinde dua, durmadan Allah’a hamd ü senalar ediyoruz.’’ s.43  ‘’Tahir Gediği’nde, Halyas’ta, Zivin’de Ruslarla çarpıştım ben.’’ s.88  Bana borcun ne ki? Vereceğin ineğin parası bile etmez ! Yüzünü Fatih Çavuş’a dönmüştü. ‘’Cemal Ağa, ovanın Ortuzu köyünden. Kuvvetli hayvancılık yapar. Rençber adamdır. Üç-dört çift çoruş koşar. Her sene kavurmalık düvelerimi ve kurbanımı ondan alırım. Allah razı olsun , çok da memnunum kendisinden.’’ s.97
Nesil Yayınları
Alıntı
Roman
Kitapta ;zengin bir kelime dağarcığı bulunuyor. Tasvirlerdeki canlılık okuyucuyu olayın içine çekmektedir. Abartılardan uzak, yalın bir anlatım, romana didaktik bir üslup kazandırmış. Kişiler; diyaloglarında tiyatro sahnesinde rollerini tarihe tanıklık eden gerçek kahramanlar kadar doğru ve serdengeçti tavırlar içindedirler. Belirtilen kaynaklar romana doğruluk kazandırmaktadır. Yazarı tebrik etmek; Erzurum Valiliği, Gençlik Spor İl Müdürlüğü, İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Yakutiye Kaymakamlığı, Yakutiye İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, başarılı öğrencilere ve Takdirname almaya hak kazanan öğrencilere karne hediyesi olarak dağıtılmıştı. Bu doğru bir takdirdi. Geçte olsa bu teşekkürü dile getirmek bugüne nasipmiş. Kitapta; olumsuzluk adına bir durumla karşılaşılmadı,
Nesil Yayınları