”sen, o çocuk değilsin, sen artık çocuk değilsin
dudakların eskisi gibi beyaz değiller, biliyorsun
sen, gözlerini kaybettin, gözlerini, bunu biliyorsun
ben ki yaşadıklarını büyük dinler gibi yaşıyorum
sen artık bir din değilsin, bunu biliyorsun”
Ben bir bozkırkurdu koşarım boyuna
Ve bütün dünya karlara gömülmüş
Uçar kayın ağacından bir karga
Ama ne bir tavşan,ne Karaca
Karacalara bayılırım oysa
Ah ne olur birini bulaydım
Alırdım dişlerimin, pençelerimin arasına
Bundan güzel şey var mıdır dünyada
Sokulurdum yanına yürekten, iyiliksever
Gevrek butlarına geçirirdim dişlerimi
Açık pembe kanını içerdim doya doya
Ardından ulurdum bütün gece tek başıma
ey gecede unutulmuşluğumun suçluları
ey yanlışlığımın yanlış yargılayıcıları
suçum: nefreti öksüz bırakmak
savunmam: sevgimi yüceltmek içindir
sakalım yok biliyorum ama kötü değilim
büyükleri sayarım küçükleri severim
çocukları incitmeden severim. kadını öpmesini
bilirim
sizi de sizi de öpmesini bilirim Arkadaş Zekai Özger
Bırakın konuşayım
Bir bira içeyim konuşayım
Kim ne derse desin kadınlara düşkünüm
Ne yapayım öyleyim
Kadın dendi mi sanki ben
Vişneli bir dondurmayı durmaksızın yalarım.
Ruhi Beyi pek tanımam
Yok, hayır, belki de iyi tanırım
Neden derseniz ben herkesi iyi tanırım
İşsizim, dülgerim, boyacıyım
Herkesle bir olurum
Kişiliksiz kalırım. Edip Cansever
ey kanımda tefler çalan mevsimle gelen
sesimi çakallarla boğan gece
hüznüme vur acımı soy
beni de kuşat
boris karlof kadar masum yüzümü
karanlığınla frenkeştaynla
çünkü artık büyütmeliyim içimde nefreti
kalbim ki yıllardır iyiliğe abone
nerde bir insan görse
bırakır sevgi kuşlarını
çünkü o bağışlar yargıçlarını
kendi yasalarını kuramıyan yargıçlarını Arkadaş Zekai Özger