Payitaht'tan rahmet elini çekti mi?
Gök y üzünde yanan o altın kandil sönüyor mu?
Övünmek için değil ama söyleyeyim satmadım ruhumu asla.
Kara kış daha da güçlendirdi görev aşkımı ve sadakatimi.
Gavs-ı Kasrevî (k.s) ahirete irtihaline yakın yaptığı bir sohbetinde mürşid-i kâmili olan Şâh-ı Hazne’nin (k.s) ismini zikrederek aslında kendi hayatından bir misal vermişti: "Şâh-ı Hazne (k.s) kendini bildiği (mükellef olduğu) günden hayatının sonuna kadar attığı adımlara kadar hiçbir işindeki niyetini Allah Teâlâ'nın rızasından ayırmamıştır."
Öte yandan münafık bir kişi, görünüşte güzel işler yapabilir. Namaz kılar, oruç tutar, hacca gider... Fakat niyeti Allah Teâlâ'nın rızası olmadığı için bu amellerden fayda görmediği gibi yaptıkları ahirette kendisine azap sebebi olur. Göreceği azap, münafıklığın cezasıdır.
Bunların tam aksine zulüm ve günah da, iyi niyet ile işlenirse yine günah olur. Böyle işleri terk etmek ise sevaptır. Öte yandan kişi, yapılması günah olan işleri günah olduğunu bilmeyerek yaptığında da sorumluluktan kurtulamaz. Çünkü bir müslümanın bilmesi gereken şeyleri bilmemek ve öğrenmemek de vebaldir.