İnsan yalnızca nereden gelmiş olduğu değil, nereye doğru gitmekte olduğu duyusuna ihtiyaç duyar. Gidilen yol kestirilemezliklerin yolu da olsa bir yönü olduğuna inanmak ister. Üstelik, gittiği yönde yalnız olmadığını, bu yolu diğerleriyle paylaşabildiğini hissetmek ihtiyacındadır.
İnsanın çok sevdiği malı ve mevkii elinden alınabilir. Bundan dolayı mal, servet ve mevki ile övünüp gururlanılmaz. Nice saltanatlar, devletler ve saraylar yıkılmıştır. Bâkî kalacak ve kendisine dayanılıp güvenilecek olan yalnız Allah’tır.
Olur ki (bazen) hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlı olur ve hoşunuza giden bir şey de sizin için şer olur. (Hayırlı ve doğru olanı) Allah bilir, siz bilemezsiniz.