"Bilirsin ki herkes gitmeleriyle meşhurdur, bak işte yeniden baş başayız.
Ben yeniden yazıyorum;
yorgunluklarımı yazıyorum,
yarınsızlığımı yazıyorum,
kaybolan çılgın neşemizi, geç gelen farkındalığın acısını, pişmanlıklarımı yazıyorum; elimden başka da bir iş gelmez, bunu en iyisi sen biliyorsun. "
"Âdem ile Havva'nın cennette öncesiz sonrasızmışçasına mutlu bir hayatı yaşadıkları zaman gibiydi hayatımız, Batı'nın soluğu bize gelmeden önce."
Sezai Karakoç
Oturup düşünceli düşünceli masasına baktı. Üzerinde mürekkep lekeleri vardı. Bir anda onu ne kadar sevdiğini fark etti.
"Benim sevgili masam," dedi, "seninle ne kadar mutlu saatlerimiz geçti. Aslına bakarsan, bana iyi bir arkadaş oldun. Beni hiç yarı yolda bırakmadın, ret yazısı vermedin, aşırı çalıştım diye asla şikayetçi olmadın."