AH BE FİRDEVS
Neval El Seddavi'nin bir cezaevi araştırmasında karşılaştığı idam edilecek bir kadının gerçek hikâyesine dayanıyor.yazinin sonunda yazarın Firdevs icin söyledikleri yazıyor.
Firdevs küçük yaşta ailesini kaybettikten sonra açlık ve tecavüzle tanışır, sonunda bir fahişe olarak yaşamaya devam eder, olaylar geliştikçe kıskaca girer ve kendisini sonunda bir cezaevinde idam mahkûmu olarak bulur. Çaresiz, umutsuz, ölümle yaşam arasında bir noktada.
Artık Dünyada hiçbir şey o gece o adamın söylediği iki sözcüğü işitmeden önceki halime döndüremezdi beni o anda itibaren başka bir kadın olmuştum eski hayatım geride kalmıştı bedeli ne olursa olsun ister açlık ister soğuk isterse en ağır yoksulluk olsun hangi işkencelerden hangi hocalardan geçersen geçeyim geri dönmek istemiyordum bedelini hayatını ödemeyecek de olsam Saygın bir kadın olmalıydım kulaklarımın duyduğu o aşağılamadan kurtulmak için bedenimi o utanmaz gözlerden kaçırmak için her şeyi yapmaya hazırdım
Firdevs Ne günah isledinde başına geldi diye düşündüm ama hiçbir günahı yoktu belki günahı olsaydı bile başına bu kadar olaylar gelmezdi. babası desen zulüm eden biri kıza yapmadığını bırakmadı annesi de keza öyle onlar öldükten sonra amcası ona bakar okutur taki. Evlenene kadar yurda yerleşir okulu bitince amcası Tekrar evini açar daha 19 yaşında amcası yengesi sırf önüne bir tapak yemek koymasinlar diye 60 yaşında bir adamla evlendirdiler küçük kıza yapmadığını bırakmadı bir gün öldürüsiye dövdü kızı dayanamadı kendini sokağa bıraktı yol onu nereye götürürse oda o yöne giti karşına kim çıkarsa onunla birlikte gider kanat arıyordu bu boyle su şöyle demeden kabul ediyordu çünkü çaresizdi... aldi evine götürdü ücret odemeden evinde kaldi bir müddet Firdevs böyle olmaz benimde iş bulmam lazim
Ama aşkta her şeyin vermiştim; yeteneklerimi, çabamı, duygularımı, en derin duygularımı...Bir azize gibi, bir de beni hiç hesaplamadan. elimde avucumda ne varsa hepsini vermiştim. Tek bir şey dışında hiçbir şey istememiştim, hiçbir şey: aşkımı korumasını sağlamak kendimi yeniden almak yitirdiğim benliğimi yeniden kazanmak, Lüçük görmem aşağılamayan, tersine Saygın üstün tutulan, duyarak yaşayan bir insan olmak.