Can garip, can suskun....
Sevda karşısında hayatın ne önemi var.
Her hayat hikâyesi bitmiş bir aşktan yol alıyordu.
Yoruldum artık başıboş sokaklarda, sonu gelmeyen kaldırımlarda yürümekten.
Femando, Victor'u çok yalnız görürmüş. Işıltılı gülümsemesini özel sorunlarından insanları uzak tutmaya yönelik bir maske gibi kullandığının farkındaymış. "Sokakta, uzaktan gördüğünüzde," diye anlatmıştı, "dalgın, endişeli ve içine kapanık birisi derdiniz . . . Ama yüz yüze geldiğiniz anda yüzü aydınlanır, en içten gülümsemesiyle hatırınızı sorardı."
1973'te Victor, "Papaz okuluna gitmek benim için çok ciddi bir karardı," diye anlatmıştı. "Şimdi, olgun bir gözle o günlere baktığımda bu kararı son derece duygusal nedenlerle, yalnızlık ve o zamana dek gayet sağlam görünen, yuvalı ve anneli bir dünyayı yitirivermemin getirdiği umutsuzluk nedeniyle aldığımı anlıyorum. O zamanlar böyle bir sığınışın bana diğer değerlere giden yolu göstereceğini ve insani sevginin yokluğunu karşılayacak daha güçlü bir sevgiyi bulmamı sağlayacağını sanmıştım. Kendimi dine adayıp rahip olursam bu sevgiyi dinde bulacağımı düşünüyordum."