'Öl ve sonra kendi küllerinin arasından yeniden doğ!' deseler, hiç tereddüt etmeden ölür insan. Keşke insanın yüreğinde böyle bir ışık yansa da ruhunu aydınlatsa, serbest ve sağlıklı olarak en yüce duygularla kaygısızca düşünebilse..."
Niçin kapılıvermişti bu duyguya? Bu besteleri yapan, bu türküleri yakan o eski ustalar, bu seslerle onun başına neler getireceklerini, onu hangi gamlı duygularda yüzdüreceklerini biliyor olmalıydılar!