Muzaffer

Muzaffer
Yâdında mı doğduğun anlar Sen ağlardın gülerdi âlem Öyle bir ömür sür ki mevtin Olsun sana hande, halka mâtem...
"Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma. Çünkü amaçsız yere saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür." [isrâ, 17/26, 27]
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ülkemizin bazı bölgelerinde şöyle bir adet var: Biri düğünde bir şey takınca o borç gibi verilip karşı taraf da zamanı geldiğinde aynısını borcunu öder gibi geri takar. Bu doğru bir adet değildir. Herkes maddi-manevi aynı durumda değil ki böyle bir adet doğru olsun. İşte ihsan meselesini anladığımız zaman bu tip arızaları da anlamış oluruz.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Evlilikte ihsan meselesinde beni en fazla etkileyen olay Hz. Osman’ın Hz. Ali'ye yaptığıdır. Efendimiz (sas) Hz. Fâtıma’yı Hz. Ali'ye vermeyi kabul ettigi zaman Hz. Ali'yi yanına çağırarak şöyle buyurdu: "Fâtıma’ya mehir olarak ne vereceksin?" Hz. Ali: "Ya Resûlullah (sas), bir şeyim olmadığını biliyorsun. Bir tane devem, bir tane de Bedir'de bana vermiş olduğun zırhım var. Baska da bir şeyim yok." dedi. Efendimiz (sas), Hz. Ali'nin durumunu bildiği hâlde bu soruları sordu. Çünkü Efendimiz'in (sas) vermek istediği bir mesaj var: "Birilerine yaslanarak yürümek yok!" Hz. Ali, Hz. Fâtıma’yla evleneceği zaman, düğün masrafını karşılamak için zırhını satılığa çıkardı. Pazarda Hz. Osman'la karşılaştı. Hz. Ali hemen müjdeyi verdi. Sonra da mehir ücretini karşılamak için zırhını satmak istediğini söyledi. Hz. Osman 480 dirheme zırhı satın aldı ve parasını ödedi. Sonra o zırhı Hz. Ali'ye düğün hediyesi olarak gönderdi.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Ebû Hüreyre' den rivâyet edilen bir hadiste Resûlullah (sas) söyle buyurmustur: "Dindarlığını ve ahlâkini begendiginiz biri gelip sizden kiz isterse (o kisinin maddi durumuna bakmaksizin) onu kizinizla evlendirin. Eger bunu yapmazsaniz (sadece mala ragbet ederseniz) yeryüzünde büyük bir fitne ve enine boyuna yaygin bir fesat meydana gelecektir." [Tirmizi, "Nikah", 3, Abdürrezzâk, el-Musannef, 10325; ibn Kesir, et-Tefsir, VII, 131] Ayni hadis Tirmizi'de su ziyadeyle geçiyor: Ebu Hüreyre söyle diyor: Efendimiz (sas) bu sözü söyledigi zaman içimizden biri kalkti ve dedi ki: "Ya Resulullah! Ya gelen damat adayi maddi anlamda zayifsa ve fakirse de mi ayni sey geçerli?" Efendimiz'in (sas) ona cevabi üç kez su oldu: "Dinini ve ahlâkini begendiginiz biri size gelirse kizinizi onunla mutlaka nikâhlayin."
Sayfa 52·Kitabı okudu
Erkek tarafi: "Allah'in emri, peygamberin kavliyle kizinizi istemeye geldik." diye söze girince kiz tarafinin ilk sordugu soru su oluyor: "Oglumuz ne is yapıyor?" Yasadigimiz dünyada sartlar bellidir. Bu soruyu sormanin bir mahsuru yok ama ilk soru bu mu olmalidir? ilk sorusu: "Oglum sen bugüne kadar Allah'in dini için ne yaptin?" olan bir kiz babasi görmedim. Eba Saîd el-Hudrỉ'nin rivayet ettigine göre Efendimiz (sas) söyle buyurmustur: "Fakirlik korkusundan evlendirmeyi terk eden kisi bizden degildir." [Süyûti, Câmiü' 1-Ehâdis, XX, 141]
Sayfa 52·Kitabı okudu