Her gönülde bir Arslan yatar. Bizim milli gönlümüzde yatan arslan nedir?.. çok nüfuslu, ahlakı, ilmi ve tekniği yüksek, büyük Türkiye’dir. Buna nasıl varacağız?
Bir çok kimseler sineması kalmaktansa gençliği zehirleyen filmlerin gösterilmesine taraftar bulunuyor. Bunlar fikirlerini güzel sanat ve bedii ihtiyaç maskesi ile yaldızlıyorlar. Hakikatte ise yalnız zevklerinin ve keyiflerinin tellallığını yapıyorlar. Acaba gençlerimizin ve bilhassa kızlarımızın zehirlenmesine engel olmak için bütün memlekette sinemalar kapatılsa erkek ve kadın plajları ayrılsa, roman ve hikayeler sansürden geçse ne olur? Demokrasi, hürriyet suya düşüp medeniyet yok mu olur? Yoksa Abdullah Çavuşun dediği gibi kıyamet mi kopar?...
Türk kızları, çok eski zamanlardaki Türk kızları gibi fazilet mümessili olarak yetiştirilmelidir. Soğukkanlı, vakur, sade ve vazifeşinas olmalıdırlar. Yalnız süs peşinde koşan bir kız, analık ve yurt duygularından uzaklaşmış müstakbel bir kokettir. Bu vatanın iyi dans eden, şu kadar elbisesi olan, güzel boyanan, hatta kusursuz pasta yapan kızlara değil; “Bu vatana şerefli ve faziletli kızlar yetiştirmek en büyük borcumdur“ diyen kızlara ihtiyacı vardır.