Biz siyaset yapmıyoruz. Siyaseti bilmiyoruz. Çünkü bizim davamız bugünün sandalye davası değildir. Onun için herkese sevimli gözükmeye mecburiyet duymuyoruz. Bizim davamız asırlara bakan bir davadır. Bir ülküdür. İnandığımız Türklüğün davasıdır. Bütün Türklerin davasıdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Büyük ecdadın neslinden geldiğimiz için büyük işler yapabileceğimizi biliyor, şanlı maziyi, yeniden diriltmek istiyoruz.
Biz boş hayaller ardında değiliz. Mazide hakikat olan şeylerin yeniden hakikat olmasını özlüyoruz. Hastalıklardan korunmuş bir gün nüfusu çoğalmış, ahlakı yükselmiş, sanayi ilerlemiş bir Türkiye istiyoruz. Sınır dışındaki ırkdaşlarımızı kurtarmak yollarını arıyoruz. onları kurtarırken Türkiye’yi batırmak gayrete değil değiliz. Bu budalaca isnadı yapanlar kendilerinden üstün akıl bulunmadığını sanan zavallılardır.
Milli şuur uyanık olunca başıbozuktan kurmay, vatan haininden Profesör, Hekim’den dilci, cahilden müverrih, yabancıdan vekil, serseriden ülkücü çıkmaz.
Milli şuur, bir ışıktır. Yurdu aydınlatır ve gizli köşelere, sinmiş olan bütün akrepleri açığa çıkararak, karanlıkta iş görmelerine engel olur. İnsanda beyin ne ise, millette de milli şuur odur.