Bir de bi kere okuldan kaçıcaktık ilk defa yani en azından ben ilk defa kaçıcaktım bizim lise de bir köyün dibindeydi biz de kaçıp köye sığındık bir evin kümesinin dibinde soğukta yağmurda sersefil olduk bir baktık bizim hocalar teker teker arabayla köye gidiyorlar korkudan kümese girecektik artık meğer cuma namazı varmış sonra almanca hocamızı aradık arabayla bizi minübüs durağına bıraktı bi nevi yardim etti kaçmamıza
Hiç evlenmemiş ve çocuğu olmayan Franz Kafka, Berlin'de bir parkta yürürken, çok sevdiği oyuncak bebeğini kaybettiği için ağlayan küçük bir kız çocuğuyla tanışır.
Kafka, çocukla birlikte bebeği uzun süre arar ve başarısız olur.
Ertesi gün onunla, bebeğini aramak için yeniden buluşmak istediğini söyler.
Fakat yine bebeği bulamazlar.
Kafka, kıza bebek tarafından yazılmış bir mektup verir.
Mektupta "Lütfen ağlama, dünyayı görmek için bir geziye çıktım. Sana maceralarım hakkında yazacağım", diyordu.
Böylece, Kafka'nın yaşamının sonuna kadar devam edecek bir hikâye başlar.
Kafka, küçük kızla her buluşmasında bebeğin maceralarının yazılmış olduğu mektupları okur ve akabinde çocuğun çok mutlu olduğunu görür.
Kafka, Berlin'e dönmeden önce oyuncak dükkanına uğrar ve bir tane bebek satın alır. Daha sonra kız çocuğu ile buluşmaya gider.
Bebeği çocuğa uzatır.
"Ama hiç bebeğime benzemiyor," der kız.
Kafka, bebeğin yazdığı bir başka mektubu çocuğa verir:
Mektupta
“Seyahatlerim beni değiştirdi." yazmaktadır.
Küçük kız yeni bebeği kucaklar ve onunla mutlu bir şekilde evine gider.
Bir yıl sonra Kafka ölür.
Yıllar sonra, bir yetişkin olan kız, bebeğin içinde bir mektup bulur.
Mektupta şöyle yazmaktadır:
"Sevdiğin her şey muhtemelen kaybolacak, ama sonunda sevgi başka bir şekilde geri dönecek."
İmza
Franz Kafka.
Fazla duyarlıca değil mi şahsen bir çoçuk sağını solunu öğrenince hayal kırıklıklarıyla da tanışıp kaynaşmalı diye düşünüyorum
Ya da her istediği verilmemeli ki o çocuk herşeyin güllük gülistanlık olacağını düşünmemeli
Azla kanaat etmeli ki her şart altında mutlu olabilsin
O çocuk büyüyene kadar hep bişeyleri kaybolduğunda kaybolan eşyasından bir mektup bekleyecek ya da bir mucize
Kafkanın bu davranışı belki de daha büyük bir kırgınlık bırakacak ardında
Oyuncağının ona mektup yazamadığı gerçeği gibi
Yani siz de haklı olabilirsiniz ama bana biraz zorlayıcı geliyor çocuklara bu kadar yük yüklememiz
Çünkü gerçek hayat o değil her an milyonlarca insan sükûtu hayale uğruyor ve bizim çocuk da mutlaka uğrayacak ben bişeylerin insanlara erken yaşta kazandırılması gerektiği kanaatindeyim kafkanın en son verdiği mesajı ilkin verirdim
şahsen o çocuk ben olsaydım kandırılmanın hüznü hayalgücü genişliğinden ağır basardı benim için o taraftan bakınca biraz karamsar görünüyor olabilirim kabul de ederim fakat çok üzücü değil mi bir düşünsenize zamanlardır umutlandığın belki düşlerine giren oyuncak değil de koca bir adammış