Pınar sa

Pınar sa
@1Pinarsa
Olur öyle şeyler. Dünyadayız...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hiç evlenmemiş ve çocuğu olmayan Franz Kafka, Berlin'de bir parkta yürürken, çok sevdiği oyuncak bebeğini kaybettiği için ağlayan küçük bir kız çocuğuyla tanışır. Kafka, çocukla birlikte bebeği uzun süre arar ve başarısız olur. Ertesi gün onunla, bebeğini aramak için yeniden buluşmak istediğini söyler. Fakat yine bebeği bulamazlar. Kafka, kıza bebek tarafından yazılmış bir mektup verir. Mektupta "Lütfen ağlama, dünyayı görmek için bir geziye çıktım. Sana maceralarım hakkında yazacağım", diyordu. Böylece, Kafka'nın yaşamının sonuna kadar devam edecek bir hikâye başlar. Kafka, küçük kızla her buluşmasında bebeğin maceralarının yazılmış olduğu mektupları okur ve akabinde çocuğun çok mutlu olduğunu görür. Kafka, Berlin'e dönmeden önce oyuncak dükkanına uğrar ve bir tane bebek satın alır. Daha sonra kız çocuğu ile buluşmaya gider. Bebeği çocuğa uzatır. "Ama hiç bebeğime benzemiyor," der kız. Kafka, bebeğin yazdığı bir başka mektubu çocuğa verir: Mektupta “Seyahatlerim beni değiştirdi." yazmaktadır. Küçük kız yeni bebeği kucaklar ve onunla mutlu bir şekilde evine gider. Bir yıl sonra Kafka ölür. Yıllar sonra, bir yetişkin olan kız, bebeğin içinde bir mektup bulur. Mektupta şöyle yazmaktadır: "Sevdiğin her şey muhtemelen kaybolacak, ama sonunda sevgi başka bir şekilde geri dönecek." İmza Franz Kafka.
Hayat
Pınar sa isimli okura yanıt verildi
Pınar sa
Yani siz de haklı olabilirsiniz ama bana biraz zorlayıcı geliyor çocuklara bu kadar yük yüklememiz Çünkü gerçek hayat o değil her an milyonlarca insan sükûtu hayale uğruyor ve bizim çocuk da mutlaka uğrayacak ben bişeylerin insanlara erken yaşta kazandırılması gerektiği kanaatindeyim kafkanın en son verdiği mesajı ilkin verirdim şahsen o çocuk ben olsaydım kandırılmanın hüznü hayalgücü genişliğinden ağır basardı benim için o taraftan bakınca biraz karamsar görünüyor olabilirim kabul de ederim fakat çok üzücü değil mi bir düşünsenize zamanlardır umutlandığın belki düşlerine giren oyuncak değil de koca bir adammış