Birtakim mekteplerimiz var; birçok şeyler öğretiyoruz. Fakat hep eksik olan bir memur kadrosunu doldurmak için çalışıyoruz. Bu kadro dolduğu gün ne yapacağız? Çocuklarımızı muayyen yaşlara kadar okutmayı âdet edindik. Bu çok güzel bir şey! Fakat günün birinde bu mektepler sadece işsiz adam çıkaracak, bir yığın yarı münevver hayati kaplayacak... O zaman ne olacak? Kriz..
Fakirlik insanı güzelleştirir ve asillestirir. Fakat sefalet hoyratlastirir; ruhen sefil eder. Insanda insani öldürür. Insanlık şerefi ancak muayyen bir refah mümkündür.
Yaşamak güzeldi; sabahlar, akşamlar vardı. Bin türlü güzel şeylerle doldurduğumuz saatler vardı. Uyumak ve uyanmak vardı; rüyalar vardı, hayaller vardı. Bu sevimli budalanın kollarında kendisini kaybetmek ve sonra gene orada, onun içinde kendini bulmak vardı.