Hayatının bütün hatıraları lüzumsuz ve manasızdı.Ömrünün her vakası olmasa da olabilir, hayatına her giren insan girmese de olabilirdi.Bütün mazisinde kendisine "Ah,neden böyle yaptım?" veya, "Ah, niçin şöyle yapmadım!"dedirtecek bir şey bulamıyordu;ve bu,ömrünün pek tatlı geçtiğinden değil,sadece, ömrünün her kısmına şu anda pek lakayt [umursamaz] olduğundandı.
Göğsünün içinde,bu asırlık ağacın kabuğu gibi, yarıklar bulunduğunu sandığı ve gırtlağına kadar bir ateşin çıktığını hissetti.Aman Yarabbi, ne kadar yalnızdı...