Her ayrılık zor
Bin yıldır söyler dururum
Öğrenmiyor kalp
Görüldüğü üzere durumum
İnsan biraz olsun akıllanmaz mı?
Büyümez mi er geç?
Yanardağ gibi için için
Sönmez mi bu sinsi ateş?
Vay, yine mi keder?
Ama artık yeter
Ağlıyorsun ey insan! Ağlıyorsun ki insansın ve insansın ki ağlıyorsun. Lakin sen ağlayınca geçer sanıyorsun, gâfil! Oysa ağlayınca geçmez de anlayınca geçer. Anlamıyorsun.
Ve ben yalnızlı-ğımı seviyorum. Aslında hayatta en büyük saadet yalnız kala-bilenlerin saadeti... Asıl yalnızlık yalnız kalamamaktır belki de. Ve ben yalnızlığıma şükrediyorum.
İstanbul'da bir yerlerde, nerede olduğumu düşünmeden sa-bahtan beri yürüyorum. Sadece yüzlerine bakıyorum insanla-rın. Bakarken bile korkuyorum. İnsanlar hep acı veriyorlar bili-yorum. Belki de o yüzden hep kaçacak yerler arıyorum. Şimdi de yaptığım o. Kendimle konuşacağım bir yerlere gidip bu gürül-tüden ve kalabalıktan bir an da olsa uzak kalabilmek. Kendimi bir tenhaya, sessizliğe atabilmek...