Haklarında yargıya varmam gereken bütün sorunları bir karara bağladığımdan,ilkelerimle durumumu karşılaştırınca,insanların saçma fikirlerine kısacık ömrün küçücük olaylarına değerinden çok önem verdiğimi gördüm.
Kader beni yeniden dünya kasırgasına yuvarlayınca,yüreğimi oyalayacak hiçbir şey bulamadım.Boş zamanlarımın tatlı hatırası,beni her yerde izleyerek etrafımda bana gelcek ve servet kazandırabilecek olan her şeye karşı bir ilgisizliğe,hatta nefrete yol açtı.Karmaşık isteklerimin kararsızlığı içinde daha az umdum ve daha az kazandım ama aradığımı sandıklarımın susadığı mutluluğu bulamayacağımı hissettim.Böylelikle,beni dünyadan bezdiren yıkımlarımdan önce de her şey beni bu dünyanın ilgilerinden sıyrılmaya yöneltiyordu.Yoksullukla zenginlik,aklı başındalıkla yoldan çıkmışlık arasında bocalayarak,yüreğimde hiçbir kötülük eğilimi bulunmadığı halde,alışkanlıktan ileri gelmiş kötü huylar taşıyarak,aklımın koyduğu ilkelere dayanmaksızın rastgele yaşayarak,görevlerimi hor görmeksizin unutarak,ama çoğu kez onların tam olarak farkında olmadan kırk yaşıma geldim.
Dünyanın çarkına çocukluğumda atılmış olan ben,deneyimlerim sayesinde çok geçmeden o dünyada yaşamak için yaratılmadığımı ve kalbimin ihtiyaç duyduğu yaşama kavuşamayacığım anladım.