Merhaba arkadaşlar
Bugün sizlere minnoş bir hikayeyle geldim. 1 saatte bitireceğiniz ama bu saatin nasıl geçtiğini anlamayacağınız bir hikaye. Bazı sayfalarda duygulanacaksınız bazı yerlerinde yüzünüzde tebessüm oluşturacak bir kitap.
Kitabın içinde ki resimler güzellik katmış
Bu kitabımız her yaşa hitap eden bir kitap olması da beni can evimden vurdu genelde böyle kitapları daha çok severim.
Ana karakter Lou küçük bir çocuktur ve Alzheimer hastalığı olan babaannesiyle zaman daha çok geçirmek ister küçük Lounun babaannesi maalesef ki huzur evinde kalıyordur. Lou bu duruma çok üzülüyor ve babaannesinin bazen bizim küçük lou yu hatırlamamasına da üzülüyor. Bizim minik afacan babaannesini kaçırma karar verir. Esas dedesini bulmaktır aslında. Macera işte tam da burada başlıyor. Bakalım bizim Lou dedesini bulabilecek mi babaannesiyle.
Her insan, zihninin elinde bir mahkûm. İşte bu mahkûmiyet nefesin sınırlandırılmasını da içeriyor. Ancak zihninin izin verdiği kadar nefes alabiliyorsun. Zihinden özgürleştiremedikçe nefesini, gerçekten nefes alması mümkün değil insanın.”
“Bugüne kadar, her gün bıkmadan usanmadan aynı rolü oynadın ‘yaşamım’ dediğin sahnede. O anlattığın hikâyedeki Mina rolünü oynadın. Ama o senin gerçeğin değil, kuşandığın bir rol sadece. Bu hikâye bitti... Bu oyun, bu rol bitti. Yarından itibaren gerçekte ne isen, onu bulman ve o olman için yürüyeceğiz birlikte.”