Bu dünyada ne saadet vardır, ne de bedbahtlk. Yalnız en büyük ümitsizliği tadan bir kimsenin en büyük saadeti hissetmeye gücü yeter. Yașamanın ne kadar güzel bir șey olduğunu anlayabilmek için, ölümü istemiş olmak lazımdır.
-Kalbimin sesi çok üzgün dostum, dedi, Bana kederden başka hiçbir vaadde bulunmuyor.
- Zayıf bir irade, her şeyi siyah bir örtünün ardindan görür. Kendi ufuklarını, ruh kendisi yapar. Senin ruhun karanlık. Onun için göğü böyle bulutlu görüyorsun...
Sonunda bütün insani kaynaklar tükenince Tanri'ya yöneldi. Annesinin öğrettiği duaları hatırladı ve bu dualardan daha önce fark etmediği anlamlar buldu. Çünkü mutlu bir adamın duası, Tanri'ya hitap edeceği yüksek dilin anlamını ona açıklayan üzüntülü günler gelinceye kadar, karmakarışık kelimelerden ibarettir.